Turkyildiz.com - Program indir, film download, program download, oyun download, uydu, türksat 'a Hoş Geldiniz
Bu Foruma yaptığınız ilk ziyaretiniz ise, Lütfen öncelikle Yardım kriterlerini okuyunuz. Forumumuzda bilgi alışverişinde bulunabilmeniz için öncelikle Kayıt olmalısınız.
Üye olmayanlar Boardumuzda hiçbir şekilde aktivite uygulayamaz, Mesaj yazamaz, Konu açamaz, Eklenti indiremez. Boardumuzu tam anlamıyla kullanmak için Üyelik şarttır ve kesinlikle üçrete tabii değildir...

Yanıtla
 
LinkBack Konu Araçları Görünüm Modları
Eski 05-02-2008
SİTE SAHİBİ
 
OGUZ_BOY kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Nov 2007
Yer: istanbul
Cinsiyeti: Bay
Mesaj: 20,309
Tecrübe Puanı
Rep Gücü: 49824
Rep Puanı: 29502
Rep Seviyesi: OGUZ_BOY has a reputation beyond repute OGUZ_BOY has a reputation beyond repute OGUZ_BOY has a reputation beyond repute OGUZ_BOY has a reputation beyond repute OGUZ_BOY has a reputation beyond repute OGUZ_BOY has a reputation beyond repute OGUZ_BOY has a reputation beyond repute OGUZ_BOY has a reputation beyond repute OGUZ_BOY has a reputation beyond repute OGUZ_BOY has a reputation beyond repute OGUZ_BOY has a reputation beyond repute
Tesekkür Sayısı
Ettiği Teşekkür: 553
267 Mesajına 340 Kere Teşekkür Edlidi
Üye Aktifliği
Level: 80 [♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥♥ Bé-Yêu ♥]
Life: 2997 / 2997
** **** **
Magic: 6123 / 6123
** **** **
Experience: 93%
** **** **

OGUZ_BOY kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
O-Harfi Şair ve Yazarları

Orhan Kemal
Roman ve öyküleriyle Çağdaş Türk Edebiyatı'nda özgün bir yeri olan Orhan Kemal, toplumsal yaşamımızın değişim dönemlerini gerçekçi bir biçimde yapıtlarında dile getirmiştir. Aydınlık, gerçekçi bakışıyla, insan-toplum ilişkilerini ustalıkla yansıtmıştır.

Asıl adı Mehmet Raşit Öğütçü olan Orhan Kemal, 15 Eylül 1914’te Adana’nın Ceyhan İlçesi'nde doğdu. Babası, 1920-1923 döneminde Birinci Büyük Millet Meclisi'nde milletvekilliği, 3 Mayıs 1920’de Vekiller Heyeti’nde Adliye Bakanlığı yapan ve 26 Eylül 1930’da Adana’da Ahali Cumhuriyet Fırkası’nı kuran Abdülkadir Kemali Bey’dir.

Orhan Kemal’in o günlere ait izlenimleri, Baba Evi’nde şöyle yer alır: "Ama ben babamı asıl "fırka" mücadelelerinde tanıdım. Yine böyle günlerdi. Nutuk söyleyenleri niçin alkışladıklarını çok defa bilmeyen sokaklar dolusu insanın kinle, küfür şimşekleriyle yüklü kalabalığı. Kalabalık, kalabalık, hep kalabalık. Aynı parkelere basan iskarpinli, çarıklı veya yalınayakların mahşeri hatırlatan, insanı coşturan müthiş kalabalığı. Dar bir sokakta, karşılıklı iki konak hatırlıyorum. Becerikli ilkokul öğrencilerinin yaptıkları mukavva konakları hatırlatan bu cumbalı, kafesli, çıkıntılı, tahta saçakları dantel gibi işlemeli konaklardan birisi bizim. Burası aynı zamanda babamın "Fırka" binasıydı. Alt kat ağır, beyaz taşlarla döşeliydi. Ben bu alt kattan çok korkardım."

Partisinin kapatılması üzerine, 1931’de Suriye’ye kaçan babasının yanına ailece gidince, orta son sınıftaki öğrenimini yarım bıraktı. Ailece Beyrut’tadırlar: "Beyrut’ta Fıstıklı tarafında oturuyorduk. Lübnan tebası olmadığımız için, babama avukatlık yaptırmıyorlardı. Babam da annemin bileziklerini bozdurdu, 10 altın lira sermayeyle, Burç Meydanı'na çıkan aralıklardan birisinde, yüksek bir apartmanın altında, küçük bir lokanta açtı. Babam lokantaya pek uğramazdı. Yemekleri Süreyya adında bir Türk mültecisi pişirir, Niyazi’yle ben de lokantanın garsonluğuyla bulaşıkçılığını yapardık. 17 yaşındaydım ve hayatımın bu tarzından çok memnundum. Memleket, futbol, Cin Memet ve ötekiler silinmişti. Ortalık yeni yeni ağarmaya başlarken, Niyazi’yle birlikte evden çıkardık. O saatte Beyrut’un yeşil tramvayları bile seyrek işlerdi. Yalnız işçiler, o, dünyanın her tarafında, herkesten az uyuyan, kadınlı erkekli çoluklu çocuklu kalabalık, onlar kümeler halinde ve yollarda olurlardı. Aralarına katılırdık. Tıpkı onlar gibi, ceketlerimiz omuzlarımızda, onların bastıkları parkelere basmak gururu içinde, iş-güç sahibi insanlardık."

Daha sonra burada bir basımevine işçi olarak girdi: "Vazifem, kağıt kesme makinesinde kol çevirmekti. Vişne çürüğü fesini daima sol kaşına doğru yıkan ustamsa, zayıf, uzun boylu, dehşetli şakacıydı. Herkese takılır, sık sık kahkahalar atardı. Herkesten evvel işbaşı yapıyor, makinenin bir kenarına ilişiyor, evden getirdiğim esmer somunumu birkaç zeytinle yiyordum. Çok geçmeden öteki işçilerle mürettipler de geliyorlardı ve derhal iş başlıyordu."

Bir yıl kadar Suriye ve Lübnan’da kaldı. 1932’de Türkiye’ye dönünce, Adana’da çırçır fabrikalarında işçilik, dokumacılık, kâtiplik, ambar memurluğu yaptı. 5 Mayıs 1937’de evlendi. Nisan 1938’de kızı Yıldız doğdu. Aynı günlerde Niğde’de askerlik görevine başladı. Burada, "yabancı rejimler lehine propaganda ve isyana muharrik" suçundan yargılanarak, 27 Ocak 1939’da beş yıla hüküm giydi. Kayseri, Adana ve Bursa cezaevlerinde yattı.

1940 yılı kışında Bursa Cezaevi’nde Nazım Hikmet’le tanıştı. O tanışma anını anılarında şöyle dile getirir: "Müdürün oda kapısında çevik bir gıcırtı, kapı açıldı. Nefesimi kesmiş, gözlerimi kısmışım. Bir heykel sükunu içinde, azametli bir mermer heykel bekliyorum. Bir an yüzyüze geliyoruz, sonra gözgöze. Mavi mavi gülüyordu. Bu gülüş muhakkak ki bir ****** hatırlatıyor. Temiz, taze, sıhhatli ve dost! Bir lahza şaşkın, bekledi. Galiba ne yapması lazım geldiğini ölçtü, yahut tanış bir yüz arandı. Sonra gözüne Necati ilişti herhalde, ona doğru yürümeğe hazırlanırken, Necati ona koştu ve beni tanıttı. El sıkıştık. Ayaklarının topuklarını, hazıroldaki bir er gibi birleştirerek, kendisini teşrifata zorladığı aşikar bir tarzda ciddileşmeye çalışarak: "Ben Nazım Hikmet" dedi."

Bu tanışma, onun sanat yaşamının belirginleşmesinde bir dönüm noktası oldu: "Benimle inceden inceye uğraşıyordu. O kadar ki, yarı aydınlığımdan, yahut küçük burjuvalığımdan gelen vıdıvıdıcı tabiatımla, birtakım huy ve telakkilerime varana kadar her şeyimle."

26 Eylül 1943’te tahliye olunca Adana’ya döndü. Karataş’ta toprak taşıma işinde bir ay amelelik yaptı. 14 Nisan 1944’te Devlet Demiryolları’nda muvakkat hamal olarak çalıştı. Aynı yılın haziranın da Güzel İzmir Nakliyat Ambarı’nda iş buldu. Bir sure sonra bu işten de çıkarıldı.

13 Temmuz 1944’te oğlu Nazım doğdu. 1945 yılı yazında Kilis’e giderek, kalan 35 günlük askerlik görevini tamamladı. Çorum’a sürgüne gönderildi. Babasının, dönemin başbakanı Recep Peker’e telgraf çekmesi üzerine, 26 Ekim 1946’da bırakıldı.

Adana’ya dönünce, sebze nakliyeciliği, Verem Savaş Derneği’nde katiplik yaptı. Bir süre sonra işsiz kaldı. Aralık 1949`da üçüncü ****** Kemali doğdu. 17 Nisan 1950’de ailece İstanbul’a yerleşti. Bu göç serüvenini kendisi şöyle anlatmaktadır: "Adeta itiliyordum İstanbul'a. Yazı işlerine baktığım, bu sayede kıt kanaat geçinmeye çalıştığım çeşitli derneklerdeki işlerime de şıp diye son verilmişti, iktidara yeni geçen Demokrat Partililer tarafından. Sebep politik miydi yoksa benden açılacak yer ya da yerlere kendi partililerini mi kayıracaklardı bilmiyorum. Verem Savaş Derneği, Bağ ve Bahçeler Derneği, bir de o zaman ki adıyla Etibba Odası’ndan aldığım paraların toplamı, vergiler çıktıktan sonra ya 160 ya da 180 liraydı. Bu paradan da olmuştum. Bir de beni, bir türlü İstanbul’a salıvermek istemeyen babam ölmüştü."

İstanbul’da geçimini yazarlıkla sağladı. Kasım 1957'de dördüncü ****** Işık doğdu. 7 Mart 1966’da bir ihbar üzerine iki arkadaşıyla birlikte tutuklandı. "Hücre çalışması ve komünizm propagandası" yaptıkları gerekçesiyle tevkif edilerek, Sultanahmet Cezaevi’ne gönderildi.

7 Nisan’da Türk Edebiyatçılar Birliği, Gen-Ar Tiyatrosu’nda 30. sanat yılı nedeniyle bir jubile düzenledi. Toplantıda Melih Cevdet Anday, Yaşar Kemal ve James Baldwin birer konuşma yaptı. Bilirkişice verilen; suç teşkil eden bir cihet bulunmadığı hususundaki rapor üzerine 13 Nisan 1966’de serbest bırakıldı. 17 Temmuz 1968’de bu davadan beraat etti. Bulgar Yazarlar Birliği’nin çağrısı üzerine gittiği Sofya’da, tedavi edilmekte olduğu hastanede 2 Haziran 1970’te öldü.






Orhan Veli Kanık
Kısa yaş***** rağmen Türk şiirini derinden etkilemiş edebiyatçılarımızdan biridir. Ankara Gazi Lisesi'ni bitirdi (1932). Bir süre İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nde okuduktan sonra Posta İdaresi'nde memur oldu (1936-1942). Millî Eğitim Bakanlığı Tercüme Bürosu'nda görev yaptı (1945-1947); daha sonra Yaprak dergisini yayımlamağa başladı (1949).

Kişiliği ve Sanatı

Şiirde ölçü ve uyak bağlarından sıyrılan, konuşma dilinin rahatlığına dayanan yalın anlatımlı çığırın kurucularından olan Orhan Veli, güzel Türkçe'siyle Türk şiirini zenginleştirdi. Toplumda olağanüstü bir yanı bulunmayan, sıradan kimseleri konu alan şiirler yazdı. Getirdiği şaşırtıcı yeniliklerle, gelenekçi şiir kurallarına bağlı çevrelerde ve kamuoyunda uzun süre tartışma konusu oldu. Oktay Rıfat ve Melih Cevdet Anday ile birlikte yürüttükleri Garipçiler akımı bir süre Türk şiirinde baş yeri tuttu. Kendinden sonra gelenleri etkiledi.

Orhan Veli'nin bazı şiirleri taşlama ve toplumsal yergi niteliğindedir. Toplumdaki yanlış kanıları yeren bu çeşit şiirlerin (Karmakarışık, Eskiler Alıyorum, Pireli Şiir v.b.) yanı sıra doğayı, sevgiyi, yalnızlık duygusunu v.b. işleyen şiirleri de çoktur. Toplumsal eşitsizlikleri ve özgürlük özlemini dile getiren şiirleri ise (Festival, Altındağ, Vatan îçin, Bedava v.b.) geniş yankılar uyandırmıştır.

Orhan Veli Kanık, Nasrettin Hoca Hikâyeleri'ni ve La Fontaine Masalları'nı zeki, nükteli ve hareketli bir anlatımla dilimize kazandırdı. Onun şiirlerinde, halk şiir ve türkülerinden gelen öğeler de vardır. Sanat anlayışını dile getiren bazı yazılarıyla doğa izlenimlerine ve toplumsal sorunlara yer veren hikâyeleri ölümünden sonra bir kitapta toplandı.

Eserleri

Garip, Vazgeçemediğim, Destan Gibi, Yenisi, Karşı, Bütün Şiirleri.




















OGUZ_BOY is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla



Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 

Konu Araçları
Görünüm Modları

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok
vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıtlar Son Mesaj
H-Harfi Şair ve Yazarları OGUZ_BOY Edebiyat 0 05-02-2008 00:53
K&L-Harfi Şair ve Yazarları OGUZ_BOY Edebiyat 0 05-02-2008 00:48
N-Harfi Şair ve Yazarları OGUZ_BOY Edebiyat 0 05-02-2008 00:47
P-Harfi Şair ve Yazarları OGUZ_BOY Edebiyat 0 05-02-2008 00:42
R&S-Harfi Şair ve Yazarları OGUZ_BOY Edebiyat 0 05-02-2008 00:39




1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217