| Geyik ve Mizah Geyik, mizah, gırgır ve şamataya hodri meydan :) |
| Tags: bel alti , fikra , kemal , namik , namik kemal |
![]() |
| | #1 (permalink) | ||||
| • Eski Emektar | Nam-ı Kemal günün birinde Afrika'da yamyam bir kabilenin eline düşer. Kabile reisi Nam-ı Kemal'e kurtulabilmesi için tek şartın bir dizi testten başarıyla geçmesi olduğunu söyler. Bunun üzerine Nam-ı Kemal ölmektense testi kabul eder. Bunun üzerine kabile reisi testin kurallarını açıklar. Testte üç ayrı kulübe bulunmaktadır. Birinci kulübede bir kasa viski, ikinci kulübede dişi çekilecek vahşi bir aslan, üçüncü kulübede ise kabilenin en azgın hatunu. Nam-ı Kemeal önce bir kasa viskiyi içecek sonra aslanın dişini çekecek en sonolarakta kadını mutlu edecek. Derken test başlar ve Nam-ı Kemal birinci kulübeye girer, aradan saatler geçer bizimkinden ses yok derken 6-7 saat sonra yalpala***** dışarı çıkar ancak ayakta zor durmaktadır. Zar zor ikinci kulübenin yolunu bulur ve girer. Girmesiyle birlikte kulübede gürültüler kopmaya başlar, toz duman birbirine girmiştir, aslanın acılı kükremeleri kulakları sağır eder. Aradan 2-3 saat geçtikten sonra Nam-ı Kemal sallanarak dışarı çıkar ve reise dönerek "dişi çekilecek ****** nerde" diye sorar. | ||||
| | |
| | #2 (permalink) |
| • Eski Emektar | Diyarın birinde padişah eğlence olsun diye bir yarışma açmış. Buna göre kim padişahın atını güldürmeyi becerirse 1 çuval altın alacak... Her tarafa haberler salınmış, duyurular yapılmış. Yarışma zamanı gelince herkes deniyor ama kimse atı güldürmeyi beceremiyor tabi, bazısı yarım saat bazısı 2 saat uğraşıyor ama sonuc yok. Bizim Nam-ı Kemal'de yarışmaya katılmış. Sıra buna gelince, atın bulundugu odaya almışlar, 1 dakika sonra Nam-ı Kemal odadan çıkmış ve atı güldürdüğünü altınlarını almak istediğini söylemiş. Padişah ve görevliler şaşkınlık içinde tabi bir bakmışlar hakkaten at gülmek ne demek kahkahalar atıyor yerlere yatmış tepiniyor. Sonuçta altınları vermişler Nam-ı Kemal'e... Aradan günler geçmiş ama at hala gülüyor, bir türlü susturamamışlar. Son çare olarak Nam-ı Kemal'i bulup, nasıl güldürdüyse susturmasını istemişler. Nam-ı Kemal bir çuval daha altın verirlerse bunu yapacağını söylemiş. Kabul edilmiş isteği tabi ki. Neyse bizimkini atın olduğu odaya almışlar tekrar, yine girişi ile çıkışı bir anda olmuş. Bir bakmışlar at bu sefer ağlıyor, hem de hüngür hüngür. Tam altınlar verilirken, padişah : - Sana bu altınları veririm ama bir şartla, bu atı nasıl güldürdüğünü ve şimdide nasıl ağlattığını söyleyeceksin Nam-ı Kemal başlamış anlatmaya : - Valla hünkarım, ilk geldiğimde atın kulağına yaklaşıp 'benimki seninkinden büyüktür' dedim, gülmeye başladı.. - Ya şimdi ya şimdi nasıl ağlattın diye atılmış padişah merakla.. Nam-ı Kemal padişahın yanına yaklaşmış : - Şimdi de çıkarıp gösterdim |
| | |
| | #3 (permalink) |
| • Eski Emektar | Alman, İngiliz ve bizim Nam-ı Kemal yine bir yarışmada karşılışırlar. Yarışma eşeği anırtma yarışmasıdır. Önce ingiliz girer, eşeğe vurur, iter kakar ama eşek gık demez, oda vazgeçer. Alman girer, kuyruğundan çeker, kulağından ısırır ama eşek gene ses çıkarmaz. Sıra Nam-ı Kemal'dedir. Eşeğin yanına girer arkasına geçer ve eşekle birlikte olur. Eşek bi anda çılgınlar gibi anırmaya başlar. ilk yarışmayı Nam-ı Kemal kazanır. İkinci yarışmaya geçilir. Bu sefer amaç eşeğin kafasını önce yukarı aşağı daha sonrada sağa sola hareket ettirmektir. İngiliz girer gene, hayvanın kafasını aşağı çeker sola iter ama kıpırdatamaz. Alman kendinden emin gelir, eşeğin kafasının üzerinde zıplar, sağa iter ama eşek yine kıpırdamaz. Sıra Nam-ı Kemal'e gelir, Bu sefer N.Kemal eşeğin karşısına geçer ve sorar "beni tanıdınmı" eşek evet anlamında kafasını bi aşağı bi yukarı sallar. N.Kemal ikinci sorusunu sorar. "Bidaha yapıyımmı" eşek korku dolu gözlerle kafasını iki yana sallar. |
| | |
| | #4 (permalink) |
| • Eski Emektar | Nam-ı Kemal bir gün ajanlarıyla ünlü İtalya'ya gitmiş. Cebinde beş parası kalmadığı ve çok aç olduğu bir gün bir restaurantın önünde yemek yiyenleri seyrederken birden gözüne birşey çarpmış. Yemek yiyen sakallı insanlar iyice karınlarını doyurduktan sonra kasiyer bayana giderek sakallarını okşuyorlarmış ve hiç para vermeden çıkıp gidiyorlarmış. Durumu merak eden Nam-ı Kemal konuşmaları dinlemek için kapıya doğru yaklaşmış. Sakallı adamlar yemek yiyip karınlarını doyurduktan sonra kasiyere gidip sakallarını okşa***** "ben ajanım" diyerek hiç para vermeden çıkıp gidiyorlarmış. Birkaç adamı seyrettikten sonra Nam-ı Kemal de içeriye girmeye karar vermiş. Bir güzel karnını doyurduktan sonra sıra hesap ödemeye geldiğinde, kasiyer bayana giderek sakallarını okşamış ve "Ben ajanım" demiş. Kasiyer bayan "Ama beyefendi sizin sakallarınız yok" deyince, Nam-ı Kemal pantalonunu aşağıya indirmiş ve kasiyere "ben gizli ajanım" demiş. |
| | |
| | #5 (permalink) |
| • Eski Emektar | Bir gün Nam-ı Kemal kamyon şöfürlügü yapıyormuş N.Kemal tam olarak bilmesekte tahmini olarak 3 ay kadar uzun yolda kalmış ve eve dündüğünde karısına "hadi yatalım" demiş karısı olmaz çocuklar evde der N.Kemal o zaman sen git sıcak bir corba hazırla der ve servis yaparken üzerine dök ve banyoya git ben gelirim der. Kadın akşam Çorbayı yapar sofrada üzerine döker. Bunu öğrenen N.Kemal koş banyoya der. Ardından gider ve karısını ..kmeye başlar. Annesinin gelmediğini gören çocuk kalkıp banyoya gider ve gördügü manzara karşısında korkup kardeşlerinin yanına koşar ve kardeşlerine derki aman oğlum üzerinize corba dökmeyin babam sizide ..ker |
| | |
| | #6 (permalink) |
| • Eski Emektar | Uluslararası yalan atma yarışmasında üç ülke finale kalır, Almanya, Fransa ve Türkiye... Türkiye´yi temsilen de Nam-ı Kemal oradadır. Jüri yarışma konusunu ortaya atar: "Batan bir gemidekileri nasıl kurtarırsınız?" Önce Alman Palavracı dizer yalanları: - "Ben çok iyi bir yüzücüyümdür. Gemideki bütün insanları yarım saat gibi kısa bir sürede gide-gele, gide-gele karaya taşırım." - "ohaaa" der Fransız ve bu sefer o başlar: - "Ben de sıçarak büyük bir ada oluştururum ve insanları o adaya çıkartarak kurtarırım!" Sıra Nam-ı Kemal'dedir oda okkalı bir yalan söyler: - "Bende de öyle bir "şey" var ki onu şöyle gemiden karaya doğru bir uzattım mı köprü olur ve bu insanları köprüden geçirir kurtarırım." - "Çüşşş..." der Fransız, "hiç o kadar büyük şey olur mu?" Bizimki cevap verir: - "Öyle ***e böyle şey!" |
| | |
| | #7 (permalink) |
| • Eski Emektar | Namık kemal bi gün der ki: Allahın adını verdim artık karı s.........m der ve dağın başına yerleşir. 3 yıl sonra artık abazalık canına tak etmiştir her gün hayvan s......e otuzbir çekmekte fakat bi türlü karı si...memektedirr. Yağmurlu bi gecede her tarafı sırılsıklam göğüs uçları ortaya çıkmış fıstık gibi bi hatun gelir der ki: -Arabam bozuldu geceyi sizde geçirebilirmiyim? Namık Kemal kabul eder. Hatun odasında soyunurken bu dayanamaz ve anahtar deliğinden bakar bi de ne görsün hatun çırılçıplak. Hemen dalar içeri ve hatunu 2 saat anırta anırta s....r. Sonra hatun şeytana dönüşür ve der ki: -Sana çok büyük bi günah işlettirdim ne düşünüyosun? Namık kemal hiç istifini bozmadan cevap verir: -Ulan şu dünyada bi şeytanı sikmediğim vardı onu da siktim ya artık gözüm açık gitmem.. |
| | |
| | #8 (permalink) |
| • Eski Emektar | Bir gün Nam-ı Kemal'in oğlu şeyinle oynuyormuş. Bunu gören Nam-ı Kemal; - Oğlum şeyinle oynama taş olursun taş! Oğlu da; - Sertleşmeye başladım bile... |
| | |
| | #9 (permalink) |
| • Eski Emektar | Bir yarışma düzenlenir,Türkiyeyi temsilen Nam-ı Kemal katılır. Amaç en uzun *iki olanı 1.seçmek. Yarışma başlar, Fransız çıkarır masaya kor:60cm. Herkes alkışlar sesler yükselir v.s. Sıra Almandadır, kendinden emin bir şekilde oda çıkarır 90cm. Sesler daha da yüksek çıkar. Son yarışmacı Nam-ı Kemal'e gelir sıra. Açar ve masaya kor. Ama oda ne! 5-6cm kadar bizimkinin *iki. Herkes güler yuhalar. Nam-ı Kemal elini cebine atar ve kırmızı bir mendil çıkarır. Mendili *ikinin biraz önünde sallar *iki oraya kadar uzar, mendili biraz daha *ikinin uzağında sallar ve hoop *iki mendilin yanında. En son mendili topak yapar ve atabildiği kadar uzağa atar: Hadi git getir oğlum. |
| | |
| | #10 (permalink) |
| • Eski Emektar | namı kemal in yakın bi papaz arkadaşı vardır. papazın amansız bi hastalığı vardır. bi gözü gittikçe kapanıo körlüğe doğru yol alıyodu. papazın gitmediği doktor kalmamıştır. namı kemal çarenin kendinde olduğunu söyler,sana bi sokiyim bişi kalmaz der ama papaz kabul etmez. ama en sonunda kabul eder ve namı kemal bi anda kökler papaz der ki: Çıkar am^^^^ kodumun ****** öbür gözde gidiyoo |
| | |
![]() |
| Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Görünüm Modları | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıtlar | Son Mesaj |
| Namık Kemal Zeybek - Bakan Hüseyin Çelik doğru mu söylüyor? | Encryption | Yazarlar | 0 | 07-03-2008 09:24 |
| Altı şey Altı Yerde Garip .. | ares.42 | Dini Bilgiler | 0 | 26-09-2007 22:14 |
| okul fıkraları... | PoSeİDoN | Geyik ve Mizah | 0 | 15-06-2007 19:38 |
| Ankaralı nAmık-Cicegim | qece_kushu | Müzik | 0 | 05-06-2007 20:58 |
| +18 fıkraları | reception | Geyik ve Mizah | 4 | 23-04-2007 13:21 |