Reklam


Turkyildiz.com - Program indir, film download, program download, oyun download, uydu, türksat » • Haber Arşivi • » Güncel Haberler » Haber Arşivi » 73 yaşında, 38 yıldır liseyi bitirmeye çalışıyor

Haber Arşivi Dünyada ki gelişmelerden anında haberdar olun.

Tags: , , , ,

Yanıtla
Eski 23-03-2007   #101 (permalink)
HaldunS
 
haldun60 kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Dec 2006
Yer: Eskişehir
Yaş: 48
Mesaj: 2,461

Rep Gücü: 2604
Rep Puanı: 118
Seviye: haldun60 will become famous soon enough haldun60 will become famous soon enough

Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Varsayılan Fiş bilmecesi sürüyor.

Fiş toplamayanlar mağdur olabilir

23 Mart 2007 Cuma 16:46


[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayınız...]
Vergi iadesini kaldıran yasanın yürürlüğe girmemesi nedeniyle yılbaşından bu yana fiş toplamayanların mağdur olabilir

Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye Bölümü Başkanı Şükrü Kızılot, yürürlükte olan yasa gereği vatandaşların fiş toplamaya devam etmesi gerektiğini söyledi.

CNBC-e canlı yayınına katılan Kızılot, “Fiş toplanmaması ile ilgili yasa henüz çıkmış değil. Eğer yasa geriye dönük olarak 1 Ocak 2007 itibarıyla yürürlüğe girerse 10.6 milyon civarındaki ücretlinin vergi iadesi konusunda Ocak-Şubat-Mart aylarına ilişkin vergi iadesi haklarının ele alınması söz konusu olacak. Yılbaşından itibaren fiş biriktirmeyenler mağdur olabilir” dedi.

Kanunların vatandaşın aleyhine geriye dönük olarak yürürlüğe giremeyeceğini belirten Kızılot, “Türkiye hukuk devleti. Bakan dahi olsa kimsenin sözü hukukun üzerine çıkamaz. Bu olay Anayasa Mahkemesine gittiği taktirde iptal edilebilir” diye konuştu.

Alıntı
__________________
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayınız...]

Ne mutlu ki TÜRK doğdum.TÜRK olarak yaşıyorum ve TÜRK olarak öleceğim.Türk olmaktan gurur duyuyorum.
haldun60 is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 23-03-2007   #102 (permalink)
• Yıldız Üye
 
muzo kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Apr 2006
Yaş: 42
Mesaj: 80

Rep Gücü: 226
Rep Puanı: 112
Seviye: muzo will become famous soon enough muzo will become famous soon enough

Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Varsayılan Lanet olsun sizlere lanet

Dicle'de mayın patladı: 3 şehit

Diyarbakır'da, arazi taraması sırasında *** terör örgütünce döşenen mayının uzaktan kumadayla patlatılması sonucu 3 jandarma erimiz şehit oldu. 23 Mart 2007 18:51
Bugün saat 16.00 sıralarında Dicle ilçesi Kurşunlu köyü yakınlarında yola döşünün mayının uzaktan kumandayla patlatılması sonucu 3 jandarma er şehit olurken, 1 uzman çavuş ve 1 er de yaralandı.
Bölgeye takviye birliklerin gönderildiği belirtildi.
Bir üzücü haber de bugün Tunceli'den gelmişti.




ALLAH rahmet eylesin.o mayını oraya koyanın,uzaktan kumandayla patlatanın.ALLAH BELASINI VERSIN.
__________________
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayınız...]

muzo is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 23-03-2007   #103 (permalink)
• Yıldız Üye
 
muzo kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Apr 2006
Yaş: 42
Mesaj: 80

Rep Gücü: 226
Rep Puanı: 112
Seviye: muzo will become famous soon enough muzo will become famous soon enough

Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Varsayılan Atış eğitiminde facia: 2 er şehit

Tunceli 4. Komando Tugay Komutanlığı'nda atış eğitiminde seken kurşunlardan yaralanarak Elazığ'a kaldırılan 2 asker müdahalelere rağmen kurtarılamadı. 23 Mart 2007 18:42 Yazı boyutunu büyütmek için
Tunceli'de, atış eğitimi sırasında seken kurşunlardan yaralanan 2 asker şehit oldu. Alınan bilgiye göre, Tunceli 4. Komando Tugay Komutanlığında atış eğitimi yapıldığı sırada, 2 askerin seken kurşunlardan yaralandı.
Yaralı askerler, Elazığ Asker Hastanesi ile Fırat Üniversitesi Fırat Tıp Merkezine kaldırıldı. İsimleri açıklanmayan yaralı askerlerin yapılan müdahalelere rağmen kurtarılama***** şehit oldukları bildirildi.



[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayınız...]
__________________
[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayınız...]

muzo is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 23-03-2007   #104 (permalink)
• Eski Emektar
 
YaRGI kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Nov 2006
Yaş: 31
Mesaj: 4,731

Rep Gücü: 9906
Rep Puanı: 5149
Seviye: YaRGI has a reputation beyond repute YaRGI has a reputation beyond repute YaRGI has a reputation beyond repute YaRGI has a reputation beyond repute YaRGI has a reputation beyond repute YaRGI has a reputation beyond repute YaRGI has a reputation beyond repute YaRGI has a reputation beyond repute YaRGI has a reputation beyond repute YaRGI has a reputation beyond repute YaRGI has a reputation beyond repute

Ettiği Teşekkür: 0
5 Mesajına 6 Teşekkür Aldı
İnternete 'bağlı' mısınız?

Modern çağın getirdiği yeni bir hastalık hızla yayılıyor: ''İnternet Bağımlılığı'' Bir düşünün, gününüzün kaç saati bilgisayar ve internet başında geçiriyor?

Hiç kuşkusuz internet, yaygın olarak kullanılan ve hayatımızı kolaylaştıran çok önemli bir bilgi kaynağı. Ancak başta sorduğumuz soruya yanıtınız, hayatınızın büyük kısmında bir şekilde internetle iç içe olduğunuz hatta size doyurucu gelen sosyal ilişkiler kurabildiğiniz tek alanın internet olduğu yönündeyse, siz bir "internet bağımlısı" olabilirsiniz…

Aslında bu konu hala tam olarak açıklığa kavuşmuş değil. Çünkü internet bağımlılığı henüz psikiyatri literatüründe kabul edilmiş bir tanı değil. Ama batı ülkelerinde 1995`ten, Türkiye`de 1999`dan bu yana bir sorun alanı oluşturuyor. Özellikle gelişmiş ülkelerde toplumsal bir sorun olma yönünde hızla ilerliyor. Bugün Çin`de bağımlılık ciddi boyutlara ulaşmış durumda ve sadece internet bağımlılığının yarattığı sorunları çözebilmek için yataklı tedavi klinikleri kurulmak zorunda kalınmış. Ancak internet bağımlılığı konusunda henüz net araştırma verileri bulunmadığı için yaygınlık konusunda farklı rakamlardan söz ediliyor.

Kimler bağımlı?

Peki internet bağımlılığı nedir ve yoğun internet kullanıcılarının hepsi bağımlı mı?

Psikiyatrist Dr. M. Banu Büyükkal internet kullanımı ile bağımlılığın farklı kavramlar olduğunun altını çiziyor. Kullanıcıda, genel anlamda bir bağımlılıktan söz edebilmek için bazı kriterlerin bulunması gerekiyor. Belirleyici olan faktörlerin başında internete girilen saatten ziyade, internetin kişinin işlevlerini ne derece etkilediği, toplumsal ya da akademik yaşamını ne kadar sekteye uğrattığı veya insan ilişkilerinde ne kadar bozulma yarattığı geliyor.

Dr. Büyükkal`ın verdiği bilgiye göre internet bağımlılığı, patolojik kumar, patolojik hırsızlık gibi; bağımlılık ile zorlantı arasında kalan "dürtü kontrol bozukluğu" olarak ifade edilebilen bir kategoride yer alıyor. İnternet bağımlılığı yaşayan kişilere bakıldığında gündelik yaşantılarındaki eksiklikleri bu şekilde kapatmaya çalıştıkları görülüyor. Dr. Büyükkal`ın belirttiğine göre, burada anahtar sözcük "zannediyor olmak." Kişi internet başındayken belli bir doyum aldığını zannetse de ihtiyacı olan doyum bu değil. Kişinin bu davranışları zamanla kendini tekrarlamaya ***ürüyor. Her seferinde bu kez gerçek doyuma ulaşacağını, tatmin olacağını zannediyor. Bu davranış şekli bir kısır döngü halinde devam edip gidiyor

Yoksunluk hissi yaratıyor

İnternet bağımlılığının henüz tanı olarak kabul edilmiş bir hastalık olmadığının altını çizen Dr. Banu Büyükkal, yine de giderek daha fazla insanın toplumsal, akademik ve aile yaşantısını etkilediği için mutlaka dikkat edilmesi gereken bir durum olduğuna dikkat çekiyor. Dr. Büyükkal, bir kişide internet bağımlılığı olup olmadığını anlayabilmek için dikkat edilen birkaç tanı kriteri olduğunu belirterek, bu kriterlerle ilgili şunları anlatıyor:

"Tanıda diğer bağımlılıklara uyarlanan kriterlere bakılıyor. Bunların başında tolerans geliyor. Yani kişi her geçen gün daha fazla internet kullanmak istiyor. Örneğin günde bir saat internete girerken zaman içinde bir saat yetmez oluyor ve zorlantının doyurulması amacıyla daha fazla zaman geçirmek durumunda kalıyor. Zamanla doyumsuzluk artıyor, isteğin artarak devam ettiği görülüyor. Tıpkı diğer bağımlılıklarda olduğu gibi."

İnternetin bağımlılık olup olmadığı tartışılırken bakılan ikinci belirti, yoksunluk hissi oluyor. Dr. Banu Büyükkal, tolerans gelişmesi ve yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkmasının diğer tüm bağımlılıklarda da belirleyici olan işlevsel bozukluklara neden olduğuna işaret ederek, kişinin göstereceği davranış değişiklikleri hakkında şunları anlatıyor;

"Örneğin internetin herhangi bir nedenle kesildiği durumda kişide sinirlilik, yerinde duramama, o sırada neler kaçırdığı ile ilgili bir takım saplantılı düşünceler ortaya çıkabiliyor. Kişinin düşlerine girebiliyor, hatta internet ortamında olmasa da hareketleri internet kullanımını taklit edebiliyor. Bu durum bir anlamda alkole aş ermek olarak tanımlanabilecek özlem davranışlarına benziyor. Zamanla öncelikler değişiyor. Üniversiteye hazırlanmak zorunda olan bir öğrenci, ders çalışmayı ikinci plana atabiliyor."

Bağımlılık kriterleri arasında bir başka davranış ise, internete olan bağımlılığının farkına varıp, kısıtlamaya yönelme ve bir anlamda kendi kendini tedavi etmeye çalışma oluyor. Dr. Büyükkal, bunu sadece sosyal ve aile yaşamındaki etkilenmeyi fark eden bazı kişilerin uyguladığını, ancak onlarda da bağımlılık bir zorlantı haline geldiği için bu kişilerin genellikle kendi başlarına başarılı olamadıklarını anlatıyor. Dr. Büyükkal, artık internet bağımlılığından söz edilebilecek olan kişilerde gözlenen eksiklikler ve durumun ilişkilere yansımasının farklı şekillerde ortaya çıktığını belirterek, bağımlılığın gündelik hayat üzerine olan etkileri konusunda şunları anlatıyor; "Bazı kişilerde bağımlılık belli bir süre sonra öyle bir hal alıyor ki, kişi bilgisayar başından kalkıp yemek yemiyor, beslenmesinden geri kalıyor. Sosyal ilişkileri bozuluyor, evliliğinde problemler yaşamaya başlıyor. Bağımlılığı yaşayan ergenlik yaşındaki bir gençte ise anne ve babasıyla yaşadığı sorunların boyutları daha da artıyor. Çocuk bu kullanımı zaten kontrol edemiyor ve bunu bir zorlantı şeklinde yaşıyor.

Ebeveynler, ******n okuldan ve derslerinden geri kalması ve asosyal olmasından dolayı ****** kontrol etmeye çalıştıklarında ise yaşadıkları problemler artıyor. Çünkü örneklerden görülüyor ki, kimi aileler telefon hattını kestiriyor, kimileri bilgisayarı, kimi internete girmeyi yasakla***** bir şekilde kontrolü sağlamaya çalışıyor. Ama böylesine `bıçak gibi kesme` çabası özellikle ergenlerde olumlu sonuç vermiyor. Yaşanan sorunların büyümesine neden oluyor."

Neden tedavi ilişkisi

İnternet bağımlılığı olarak tanımlanabilecek bu sorunla ilgili olarak kişileri uzman desteği alma konusunda yakınları ve çoğunlukla da varsa eşleri ikna ediyor. Çünkü asıl sorunları ancak onlar dışarıdan gözlemleyebiliyor. İnternet bağımlılığının altında yatan psikolojik gerekçelerin aynı zamanda tedaviyi de şekillendiren nokta olduğunu söyleyen Dr. Banu Büyükkal, "Tek başına internet bağımlılığının tedavisi söz konusu değildir. Hemen her zaman, kişiyi bu bağımlılık ve davranışa yönlendiren altta yatan bir etken söz konusu olduğundan bunu bulmaya çalışıyoruz. Altta yatan nedenin bulunması bir anlamda tedavinin de seyrini belirliyor."

Dr. Büyükkal, bu nedenle internet kullanımının ne zaman sağlıklı, ne zaman patolojik olduğunu tespit ederken, birden çok etkenin bir arada bulunduğu son derece karmaşık bir durum olduğunun hatırlanması gerektiğine işaret ediyor. "Türkiye`deki psikiyatrist ve klinik psikologlar bu kişilere gerekli desteği verebilecek durumdalar, yeter ki farkındalık artsın" diyen Dr. Büyükkal sözlerine şöyle devam ediyor; "Bugün internet bağımlılığını had safhada yaşayan ülkelerin başında Çin geliyor. Ülkede, bağımlılığın tedavisine ilişkin yoğun çalışmalar sürdürülüyor. Türkiye için bunun gerekli olduğunu sanmıyorum. Ancak özellikle ailelerin konuyu bilerek, uyanık olması gerekiyor. Çocuklarında bu alışkanlıkların arttığını gördüklerinde sınır koymalarında yarar var. Biz, tedavide altta yatan psikopatolojiyi anlamaya, kişinin neyin eksikliğini hissederek böyle bir davranış içine girdiğini tespit etmeye çalışıyoruz. Neden gerçek insan ilişkileri yerine sanal bir hayatı tercih ediyor? Bu nedenle çocuklarında, eşlerinde ya da arkadaşlarında bu durumu tespit eden ya da kuşkulananların, bu kişileri bir uzmana yönlendirip, profesyonel destek almalarını sağlamalılar."

Bağımlı mısınız?

İnternet bağımlısı olup olmadığınızı anlamak için birkaç soruyu net olarak yanıtla***** ipucu elde edebilirsiniz. Bu sorulardan alınan yanıtlar internet bağımlılığı konusunda direkt bir tanı olmasından ziyade yol gösterici oluyor. Kesin tanı ancak bir uzman tarafından konabiliyor. Örneğin;

İnternet başında kendinize koyduğunuz zaman sınırını ne kadar aşıyorsunuz, bilgisayar başında geçirilen zaman yüzünden ev işlerinin ne kadarını ve ne sıklıkla ihmal ediyorsunuz?

İnternetteki heyecanı eşinizle geçireceğiniz zamana ne kadar tercih ediyorsunuz, gerçek hayattaki ilişkileriniz size daha mı sıkıcı geliyor?

İnternet nedeniyle çocuklarınızın dersleri ne kadar aksıyor?

Aileniz sizi internet başında geçirdiğiniz zamandan ötürü ne kadar sıklıkla uyarıyor?
YaRGI is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 23-03-2007   #105 (permalink)
• Eski Emektar
 
No@H kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Nov 2006
Yer: ESKİŞEHİR
Yaş: 36
Cinsiyeti: Bay
Mesaj: 2,631

Rep Gücü: 2915
Rep Puanı: 258
Seviye: No@H is a jewel in the rough No@H is a jewel in the rough No@H is a jewel in the rough

Ettiği Teşekkür: 0
9 Mesajına 10 Teşekkür Aldı
Varsayılan Güney Kore'den gelen cihazla şifreli yayınları kıran çeteye darbe

Güney Kore'den gelen cihazla şifreli yayınları kıran çeteye darbe

Güney Kore’den getirilen bir cihazla şifreli kanalların şifrelerinin kırılmasını sağlayan ağ kurdukları ve bu şekilde yayın dağıtımı yaptıkları öne sürülen 8 kişi gözaltına alındı.
Alınan bilgiye göre, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Bilişim Suçları Büro Amirliği ekipleri, Turkcell Süper Lig maçlarının yayınını elinde bulunduran kuruluşun yaptığı şikayet üzerine çalışma başlattı.
Çalışma sonucu, Güney Kore’de çözülen şifrelerin, yine bu ülkeden getirilen uydu alıcıları için Şişli’de kurulan bir "server" üzerinden alıcılara ulaştırılarak yayının izlenmesine olanak tanındığı belirlendi.
Digiturk tarafından yapılan şikayet üzerine ortaya çıkan olayla ilgili olarak, soruşturma başlatıldı. Polis ekipleri yaptıkları çalışma sonucunda Lig TV ile ***** içerikli çok sayıda kanalın şifresini kıran uydu alıcılarının, mağazalarda satıldığını tespit etti. Abonelerin uydu alıcısı için firmaya 300 YTL ödediği belirlendi. Alıcıda kullanılan ve şifrelerin kırılmasında kullanılan özel kart için ise yıllık 80 dolar ücret ödediği belirlendi.
Operasyonda, server bilgisayar ele geçirilirken, uydu alıcılarının teslim edildiği satıcılar ve bu sistemden yayın alan yaklaşık 5 bin abonenin de bilgileri tespit edildi.
Şubedeki işlemlerinin tamamlanmasının ardından İstanbul Adliyesine gönderilen 8 kişinin, serbest bırakıldığı bildirildi.

kaynak milliyet
No@H is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 24-03-2007   #106 (permalink)
• Eski Emektar
 
No@H kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Nov 2006
Yer: ESKİŞEHİR
Yaş: 36
Cinsiyeti: Bay
Mesaj: 2,631

Rep Gücü: 2915
Rep Puanı: 258
Seviye: No@H is a jewel in the rough No@H is a jewel in the rough No@H is a jewel in the rough

Ettiği Teşekkür: 0
9 Mesajına 10 Teşekkür Aldı
Varsayılan KÜresel Isinmayi GÖrmezden Gelmeye Hakkimiz Var Mi?

Bütün dünyada geçtiğimiz Ocak ayı tüm zamanların en sıcak Ocak ayı oldu.
Sıcaklık kayıtlarının tutulmaya başladığı 19. yüzyıldan bu yana bundan daha sıcak bir Ocak ayı yaşanmadığını dünya meteoroloji kuruluşları açıkladı. Ortalamada normalin yaklaşık yarım santigrad derece üzerindeki bu sıcaklık farkı bazı yerlerde normalin 4-5 derece üzerindeydi.
Ama iklimin değiştiğini anlamak için artık ne yazık ki bu istatistiklere ihtiyacımız yok.
Kışlıklarımızı dolaptan çıkarmaya pek de gerek duymadığımız, şemsiye kullanmadığımız, kar yağışının sadece bir göz kırpıp geçtiği tuhaf bir İstanbul kışı yaşıyoruz.
Kuraklığın kapıda olduğu söyleniyor. İç Anadolu’daki, Göller Bölgesi’ndeki göllerimiz bir bir kuruyor, nehirlerin ve yeraltı su kaynaklarının seviyeleri düşüyor. Türkiye’yi besleyen ovalar kuraklık ve çölleşme tehdidi altında. Yaz aylarında yaşanan sıcak dalgaları binlerce insanın ölümüne neden oluyor. Beklenmedik yerlerde ve zamanlarda sel baskınları yaşıyoruz.
Pek çok kentte içme suyu sıkıntısı başladı bile. İstanbul’un da su sıkıntısı çekmeye başlaması an meselesi. İstanbul’a su sağlayan barajlarda geçen sene %94 olan doluluk oranı %55’e düşmüş. Şu anda 8 aylık suyumuz olduğu, yağış olduğu takdirde korkulacak bir şey olmadığı söyleniyor. Ama ya kar ve yağmur yağmamaya devam ederse?
Her yıl biraz daha sıcak!
Küresel ısınma artık uzaktaki bir tehdit değil, varlığı ya da nedeni hakkında tartışılacak bir olgu da değil. Dünyanın en saygın bilim kuruluşlarının, ne kadar yaşamsal bir sorun olduğu konusunda ağız birliği ettiği, nedeni kanıtlanmış, etkileri bütün dünyada yaşanmaya başlamış en büyük ekolojik felaketten söz ediyoruz.
Son yirmi yıldır her geçen yıl dünyanın ortalama sıcaklığı yeni bir rekor kırıyor. 2006 yılı tüm zamanların en sıcak beşinci yılı olmuştu. Peki tüm zamanların en sıcak yılları sıralamasını biliyor musunuz? NASA’ya göre sıralama şöyle: 2005, 1998, 2002, 2003 ve 2006. Yani hepsi son 10 yıla sığıyor. Üstelik muhtemelen 2007 tüm rekorları kıracak. Küresel ısınma büyük bir hızla sürüyor.
Yirminci yüzyılın başından beri dünyanın ortalama sıcaklık artışı yaklaşık 0,8 derece. Bu miktar size az gelmesin. Ortalama 0,8 derece, bazı yerlerde 2, bazı yerlerde 4 derece, bazı yerlerde daha az demek. Üstelik küresel ısınmayı durduramazsak bu artışın çok uzun bir süre geçmeden 2 dereceye ulaşacağını, hatta bu yüzyılın sonuna kadar 6 dereceyi geçebileceğini dünya bilim insanlarının ortak paneli olan IPCC söylüyor.
Eğer hemen adım atmazsak geri dönüşü mümkün olmayan bu sıcaklık artışları sonucunda dünya yüzbinlerce yıldır olmadığı kadar sıcak bir gezegen olacak. İnsan türünün olmadığı zamanlarda bu sıcaklıklara ulaşmıştı yeryüzü. Ama insan ve başka pek çok tür acaba bu sıcaklıklarda yaşamını sürdürebilecek mi? Bunu kimse bilmiyor. Çünkü o zaman başka, bambaşka bir gezegende yaşıyor olacağız. Neler olacağını kimse tahmin edemiyor.
En önemli neden petrol, kömür, daha fazla tüketim
Küresel ısınmanın nedenini kavramak aslında çok basit. Sera gazlarının dünyanın üzerinde oluşturduğu katman kalınlaşıyor ve yeryüzü sıcaklığı artıyor. En önemli sera gazı olan karbondioksitin başlıca kaynağı fosil yakıtlar, yani petrol, kömür, doğalgaz. Endüstriyel sistemi ve modern hayat tarzımızı oluşturan her şey bu fosil yakıtlara bağımlı hale gelmiş durumda.
Elektrik üretmek için kömür ve doğalgaz, arabaları, otobüsleri, uçakları çalıştırmak için petrol, hayatımızı kuşatan sanayi ürünlerini ve sentetik maddeleri üretmek için yine petrol kullanıyoruz. Kullanılan her parça fosil yakıt atmosferdeki karbondioksit miktarını arttırıyor. 1750’den, yani sanayi devri başladığından bu yana atmosfere 300 milyar ton karbondioksit eklemişiz, üstelik bunun yarısını 1970’den bu yana salmışız. Yani her yıl giderek çok daha fazla sera gazı üretiyoruz.
Karbonsioksiti bir kez atmosfere saldığınız zaman atmosferde 100 yıl kalabiliyor. Üstelik karbondioksit emme gücüne sahip ormanları hızla yok ediyoruz. Dünyanın akciğerlerini, karbondioksit temizleme mekanizmasını daha fazla kent, daha fazla sanayi ve tarım alanı, daha fazla kereste için yok ediyoruz. Ürettiğimiz atıkların çürümesinden kaynaklanan ****n da ayrı bir sera gazı.
Sonuçta her geçen yıl daha fazla sera gazı üretiyor, biraz daha sıcak bir dünya yaratıyoruz. Bir gün gelip de üzerinde yaşayamayacağımız bir gezegene doğru gitmemizin sorumluluğu tamamen bizim üzerimizde. Herşeyi, bu arada doğayı da hızla tüketerek bu sorumluluğu taşıyoruz.
Küresel ısınma konusunda söz sahibi olan, dünyanın en büyük iklim bilimcisi James Hansen, eğer hemen adım atmaz, sera gazı üretimini hızla düşürecek önlemleri almazsak 10 yıl sonra eşiği aşacağımızı ve o zaman geri dönüş şansı kalmayacağını söylüyor. On yıl sonra kaç yaşında olacaksınız? Eşiniz, sevgiliniz, ******nuz, torununuz kaç yaşında olacak? On yıl sonra uyanıp adım atmak için geç olursa çocuklarımıza ne diyeceğiz?
Hemen ve şimdi!
Küresel ısınmayı durdurmak için hemen bugün adım atmak zorundayız. Bilim insanları sera gazı salımlarını 2030’a kadar %60, 2050’ye kadar %80 (Batı ülkeleri için %95) kesmek zorunda olduğumuzu söylüyorlar. Oysa bu hedeflerin çok azını öngören, çok yetersiz Kyoto Protokolü’nü bile çoğu ülke uygulamıyor ya da ABD örneğindeki gibi imzalamıyorlar (ki ABD tüm sera gazlarının dörtte birini tek başına üretiyor).
Türkiye de dünyanın en fazla sera gazı üreten 13. ülkesi olmasına rağmen Kyoto’yu imzalamıyor.
Hemen, şimdi bir adım atmak zorundayız. Önce hükümetler enerji, ulaşım ve sanayi politikalarını değiştirmeli. Rüzgar ve güneş gibi temiz enerjilere geçmek, daha az tüketmek, toplu ulaşım ve ekolojik bir yaşam dünyanın geleceğini kurtarabilir. Türkiye de üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmek, kuraklık ve susuzluğa karşı gerekli önlemleri almak ve küresel ısınmanın ciddiyetinin farkında olduğunu kanıtlamak için bir an önce Kyoto’yu imzalamak zorunda.
Biz ne yapabiliriz?
Biz ne yapabiliriz diye soran herkes kendi yaşamında daha az elektrik ve su harca*****, evlerinde ısı yalıtımı yaparak, daha az araba kullanarak, daha az seyahat ederek, elektriği ve benzini daha verimli kullanan araçları tercih ederek kendi sorumluluğunu yerine getirebilir. Ülkesine sorumluluğunu hatırlatmak için de Türkiye Kyoto’yu İmzala! kampanyasına destek verebilir. Bunun için [Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayınız...] adresini ziyaret edebilirsiniz.
Hepimiz üzerimize düşeni yaparsak küresel ısınmayı en azından yavaşlatabiliriz. Üzerinde yaşayacağımız bir dünyanın gelecekte de varolmasını sağlayabiliriz. Daha da geç olmadan!
Kendimiz, sevdiklerimiz, çocuklarımız ve diğer canlılar için...
Küresel ısınmayı görmezden gelmeye devam etme hakkımız var mı?
__________________
alıntı
No@H is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 24-03-2007   #107 (permalink)
• Eski Emektar
 
YaRGI kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Nov 2006
Yaş: 31
Mesaj: 4,731

Rep Gücü: 9906
Rep Puanı: 5149
Seviye: YaRGI has a reputation beyond repute YaRGI has a reputation beyond repute YaRGI has a reputation beyond repute YaRGI has a reputation beyond repute YaRGI has a reputation beyond repute YaRGI has a reputation beyond repute YaRGI has a reputation beyond repute YaRGI has a reputation beyond repute YaRGI has a reputation beyond repute YaRGI has a reputation beyond repute YaRGI has a reputation beyond repute

Ettiği Teşekkür: 0
5 Mesajına 6 Teşekkür Aldı
Yurtdışına çıkış harcının inmesine Köşk onayı

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, yurtdışına çıkış harcını 70 YTL'den 15 YTL'ye indiren kanunu onayladı.
Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi’nden yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Sezer'in onayladığı 5597 sayılı ''Yurt Dışına Çıkış Harcı Hakkında Kanun ile Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'' yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderildi.
Kanuna göre, Türkiye Cumhuriyeti pasaportuyla yurtdışına çıkış yapanlardan, çıkış başına 15 YTL harç alınacak.
Çıkış tarihi itibariyle yurtdışında oturma izni bulunanlar ve 7 yaşını doldurmamış olanlar ile yurtdışına ticari amaçla sefer yapan kara, deniz, hava ve demir yolu toplu taşıma ve yük taşıma araçlarının personelinden, yurtdışına çıkış harcı alınmayacak.
Harç tahsilatından sorumlu gerçek ya da tüzel kişiler, tahsil ettikleri harcı, Gelir veya Kurumlar Vergisi bakımından bağlı oldukları vergi dairesine bir beyannameyle bildirmek ve 3 gün içinde ödemekle yükümlü olacak.
YaRGI is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 24-03-2007   #108 (permalink)
• Yıldız Üye
 
TransAtlantik kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Dec 2006
Mesaj: 61

Rep Gücü: 187
Rep Puanı: 100
Seviye: TransAtlantik will become famous soon enough TransAtlantik will become famous soon enough

Ettiği Teşekkür: 0
0 Mesajına 0 Teşekkür Aldı
Varsayılan

Bu kadar acemice ve bu kadar basit ölüm olamaz.Biz ler daha cepheye çıkmadan 2 eri şehit verirsek savaşta ne yaparız allah bilir.

Allah rahmet eylesin.Ailelerinede sabırlar ihsan eylesin
TransAtlantik is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 24-03-2007   #109 (permalink)
• Yönetici
 
Encryption kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Apr 2005
Mesaj: 0

Rep Gücü: 0
Rep Puanı: 5625
Seviye: Encryption has a reputation beyond repute Encryption has a reputation beyond repute Encryption has a reputation beyond repute Encryption has a reputation beyond repute Encryption has a reputation beyond repute Encryption has a reputation beyond repute Encryption has a reputation beyond repute Encryption has a reputation beyond repute Encryption has a reputation beyond repute Encryption has a reputation beyond repute Encryption has a reputation beyond repute

Ettiği Teşekkür: 0
20 Mesajına 25 Teşekkür Aldı
Encryption kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
AB 50'nci yaşını kutluyor

AB'nin 50'nci yaşı, dönem başkanı Almanya'nın başkenti Berlin'de çeşitli etkinliklerle kutlanacak. Etkinlikler, AB ülkelerinin devlet ve hükümet başkanlarını da bir araya getirecek. Kutlamalara aralarında Türkiye'nin de bulunduğu aday ülkelerin hükümet ve devlet başkanları ise davet edilmedi. AB'nin 50'nci yaşgünü kutlamaları cumartesi akşamı Berlin Filarmoni Orkestrası'nın vereceği konserle resmen başlayacak.

[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayınız...]
Encryption is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 24-03-2007   #110 (permalink)
• Yönetici
 
Encryption kullanıcısının avatarı
 
Giriş: Apr 2005
Mesaj: 0

Rep Gücü: 0
Rep Puanı: 5625
Seviye: Encryption has a reputation beyond repute Encryption has a reputation beyond repute Encryption has a reputation beyond repute Encryption has a reputation beyond repute Encryption has a reputation beyond repute Encryption has a reputation beyond repute Encryption has a reputation beyond repute Encryption has a reputation beyond repute Encryption has a reputation beyond repute Encryption has a reputation beyond repute Encryption has a reputation beyond repute

Ettiği Teşekkür: 0
20 Mesajına 25 Teşekkür Aldı
Encryption kullanıcısına MSN aracılığı ile mesaj yolla
Temsilciler Meclisi'nden Bush'a darbe

ABD'nin Irak'a ek bütçe vermesini, Irak'tan çekilmek için takvim belirlenmesine bağlayan karar Amerikan Temsilciler Meclisi'nde onaylandı.

[Üye Olmayanlar Linkleri Göremez. Üye Olmak İçin Tıklayınız...]
Encryption is offline   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla
LinkBacks (?)
LinkBack to this Thread: http://www.turkyildiz.com/haber-arsivi/36849-73-yasinda-38-yildir-liseyi-bitirmeye-calisiyor.html
Tarafından For Type Tarih
TurkYildiz.Com - Trkiyenin En Byk Paylam Platformu This thread Refback 07-07-2008 13:40


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları