| Makyaj ve Cilt Bakımı Bayanlara özel; makyaj cilt bakımı vb... eh bizi aydınlatın ;o) |
| Tags: bakim , guzellik |
![]() |
| | #11 (permalink) |
| • Eski Emektar ![]() Giriş: Nov 2006 Yaş: 31 Mesaj: 4,731
Rep Gücü: 9907 Rep Puanı: 5149 Seviye: Ettiği Teşekkür: 0
8 Mesajına 9 Teşekkür Aldı
| CİLT BAKIMI Deri vucudun koruyucu örtusudur. Bununla beraber duyarsiz bir duvar da degildir. Canlidir ve deri hucreleri, kalin diS tabakanin ust kismindan dökulen hucreleri yenilemek için devamli olarak uremektedirler. Normalde derinin uzerinde bir çok bakteri ve mantar yaSar; bunlardan bazilari yararli çogu da zararsizdir. Deri saglikli oldugu zaman, deri hucreleri ile uzerinde yaSayan mikroplar arasinda bir denge söz konusudur. Bir çok nedenler (kimyasal maddeler ve normalde deri uzerinde bulunmamasi gereken mikroplar gibi) bu dengeyi bozabilir. Vucudun direnci bozuksa bu durum hastaliga yol açabilir. Deri hastaliklarini önlemenin, hiç degilse etkilerini azaltmanin en iyi yolu cildinize iyi bakmaktir. Saglikli bir cilt, mikroplara karSi daha kolay direnir ve daha guzel görunmenizi saglar. Saglikli ve guzel bir cilt için aSagidaki basit yöntemleri uygulayin: 1. Temizlik: Deriniz devamli olarak degiSir ve kendini yeniler; yeni cilt oluSurken ölu deri hucreleri surtunme neticesinde dökulur. Hirpalamadan yikamak, cildinizin ter, kir ve yaglardan temizlenmesini saglar. Cildinizi her gun, tahriS etmeyen bir sabun ve ilik suyla yikayiniz. Fazla yikanmanin, cilt yaglarinin görevlerini tam olarak yerine getirmelerini engelleyebilecegini unutmayin. Makine yagi veya çok zor çikan kirler diSinda, firça veya cildi aSindirici sabunlar kullanmayin. Mineral yaglar, katran, gaz, benzinli eriticiler ve daha baSka bir çok kimyasal madde cilt hastaliklarinin baSlamasina veya kötuleSmesine neden olmaktadir. 2. Egzersiz: Her gun açik havada biraz egzersiz yapin. Bu, havuzda yuzmek veya ögle tatilinde koSmak gibi, kan dolaSimini arttiracak ve yanaklariniza renk getirecek bir etkinlik olmalidir. Cildinizi zararli guneS iSinlarindan korumak için bir krem kullanmayi unutmayiniz. 3. Dinlenme: Geceleri uykunuzu aliniz. Siz uyurken cilt kendisini yeniler ve bunun için zamana gereksinimi vardir. Saglikli olmayi surdurebilmek için gereksinim duydugunuz uyku suresini belirleyip bu sureye uyun. 4. beslenme: Genellikle eger bir yiyecek sagliga yararli ise, cildiniz için de yararlidir. ASagidaki ilkeleri uygulamaya çaliSiniz. - çeSitli besinlerden oluSan gidalari yiyin. - kilonuzu kontrol edin. - daha fazla ekmek ve tahil urunleri ile sebze ve meyve yiyin. - kizartmalar gibi fazla yagli yemekten kaçinin. - iSlem görmuS yiyeceklerdeki Seker de dahil, fazla Seker yemekten kaçinin. - daha az tuz yiyin. - alkollu içkileri hiç kullanmayin veya azaltin. 5. GuneSten Korunma: Cilt, 10 dakikadan daha kisa bir surede yanabilir. GuneSten zarar görmuS bir cilt erken yaşta kirişikliklara ve/veya ileri yaSlarda cilt kanserlerine neden olabilir. Açik havada iken, cildinizi guneSten korumak için her zaman 15+ koruma faktörune sahip geniS kapsamli guneS koruyuculari kullanip, Sapka ve gömlek giyin. yazin 11-15 saatleri arasinda guneSe çikmayin. Bir kanser turu olan melanom belirtilerinin olup olmadigini kontrol edin. Yeni bir be ortaya çikarsa veya bir benin şeklinde, boyunda, renginde veya dokusunda bir degiSme olursa ir doktora muracaat edin. Cildin görevi, beden ısısını dengelemek, toksinleri bertaraf etmek ve bedeni bakterilerden korumaktır. Cildin sağlıklı ve çekici olması için her şeyden önce, onu temiz tutmalıdır. Cilt yıkanınca, yüzeyini koruyan doğal yağ tabakasının, normal asiditesi yok olur. Dolayısıyla, hem bu normal asiditeyi, hem de cildin doğal nemliliğini bilinçli olarak yenilemek gereklidir. Cildi koruyan diğer etkenler şunlardır: Besin, uyku, egzersiz, haraket, derin soluma vb... VİTAMİNLER ve CİLT İÇİN ÖNEMİ A vitamini: Yağda erir. Cildin genç kalmasını yardım eder. Saçın, tırnakların, dişlerin ve gözlerin bu vitamine ihtiyacı vardır. - B1 vitamini: Suda erir, etkisi A vitamininkine benzer. - B2 vitamini: Eksikliği, cildin kuruyup, çatlamasına neden olur. - B3 vitamini: Cildin korur, damarların esnekliğini sağlar. - B5 vitamini: Dokuları, hücreleri ve organları biyolojik açıdan olumlu etkiler. Cildin aşırı yağlanmasını önler. Eksikliği yorgunluğa, uykusuzluğa, sindirim zorluklarına neden olur. Yağlı saçlara iyi gelir. Ayrıca saçların beyazlamasını önler. - B6 vitamini: Kandaki akyuvarların oluşumuna yardım eder. Ergenlik sivilcelerini, egzamayı olumsuz etkiler. Eksikliği, ağız çevresi ve gözlerde egzama yapar. - C vitamini: Suda erir. Cildi her türlü mikroba karşı korur. Kremlerdeki özelliği cildi alerjiye karşı korumasıdır. - D vitamini: Yağda erir. Cilt, güneşlenince, kendi D vitaminini kendi imal eder. Ancak, güneşlendikten sonra, cilt hemen sabunla yıkanmamalıdır. - D2 ve D3 vitaminleri: Cildi soğuk havalara karşı korur, ****bolizmayı canlandırır. - E vitamini: Yağda erir. Cildin doğal yağını korur. Kan dolaşımını olumlu etkiler. Cinsiyet bezlerinin olumlu çalışmasını sağlar. ****bolizmayı canlandırır. - F vitamini: Cilt yüzeyindeki ve cilt altındaki dokuların katalizörüdür. Ayrıca saçları olumlu etkiler. - H vitamini: Yağ bezlerini olumlu etkiler. - K5 Vitamini: Bakteri, mantar ve benzerlerini yok eder. P vitamini: Kılcal damarları güçlendirir. - PP vitamini: Cildin kan dolaşımını etkiler. Bi Vitaminiyle bağdaştırıldığında, soğuktan açılan çatlak ve yaralara iyi gelir |
| | |
| | #12 (permalink) |
| • Eski Emektar ![]() Giriş: Nov 2006 Yaş: 31 Mesaj: 4,731
Rep Gücü: 9907 Rep Puanı: 5149 Seviye: Ettiği Teşekkür: 0
8 Mesajına 9 Teşekkür Aldı
| CİLT BAKIMI VE GÜZELLİK Güzellik kavramı her kişi ve her şey için değişen bir kavramdır. Güzel olmak insanın kendisine güven duymasının esas temelidir. İnsan kendisine güven duymazsa birçok konuda başarılı olması da mümkün değildir. Güzellik yaşama sevinci verir, zevk verir, zevk getirir. Günümüzde güzellik, şahane bir yüz, tüm hatları ve ölçüleri mükemmel bir vücut anlamına gelmez. Esas olan kişinin vücut canlılığını ve kafa gücünü ortaya koyup belirli ölçülerde yansıtış tarzıdır. Güzellik başkalarına benzeme özentisi olamamalıdır. Tam tersi kendine özel, ışıltılı, sağlıklı ve canlı olabilmektir. Güzelliğine özen göstermek isteyen bir kişi hayatın farkında olup, teknolojiyi takip edip yaşamına hareketlilik getirmek zorundadır. Çünkü kusurları çabucak kapatacak geçici yöntemler yerine devamlı kusursuz ve güzel hissetmek için uzun vadeli kalıcı planlar yapılmalıdır. Güzellik başlı başına bir bilim dalı ve teknolojidir. Her şeyden önce ne tür bir cilt yapısına sahip olduğumuzu bilmemiz gerekir ki ona göre yapacağımız işlemleri kullanacağımız kremleri doğru seçip, doğru kullanabilelim. Cildimizin bakımı için kullanacağımız gerekli ürün ve malzemeler cildin türüne bağlıdır. Cildimizin türünü yapacağımız küçük ve basit işlemle kolayca anlayabiliriz. 1) Yüzünüzü temizleyip kurulayın, yüzünüzü örtecek büyüklükte bir kağıt mendilin tek katı ya da mendil büyüklüğünde pelür kağıdını yüzünüze kapatın. Parmak uçlarınızla yüzün her tarafında hafif baskı yaparak elinizi gezdirin. Kağıdı dikkatlice kaldırıp bakın, şayet kağıdın her tarafında yağ lekecikleri görünüyorsa cildiniz yağlı cilt, kağıdın belli yerlerinde özellikle alın, burun ve çeneye gelen bölgesinde lekeler göze çarpıyorsa, yanaklar ve şakaklar da iz yoksa cildiniz karma cilt, kağıdın hiç bir yerinde leke izine rastlamıyorsanız cildiniz kuru demektir. 2) Cildiniziz hassasiyetini görebilme için; bir çay kaşığının sapı ile ya da ona benzer sert bir cisimle alnınızın ortasına hafifçe bastırarak artı (+) işareti çizer gibi yapın. Şayet çizilen yerde hiç kızarma olmadı ise cildiniz normal cilt, hafifçe bir kızarma olduysa ama hemen geçti ise cildiniz az hassas, kızarıklık bir müddet devam etmişse cildiniz çok hassas demektir. 3) Cildin nem oranını anlamak için de; çenenizin yan tarafından işaret parmağınızın tersi ile yanağınızı yukarı doğru itiyormuş gibi yapın, şayet yanağınızda tek bir çizgi oluşuyorsa nemi az, birkaç çizgi oluşuyorsa nemi çok az, eğer hiçbir şey oluşmuyorsa cildin nemli normal demektir. 4) Cildin elastikiyetini yani gevşek olup olmadığını anlamak için; gözün altındaki ince deri tabakasını dikkatlice çimdikler gibi yaparak yukarı doğru çekip bırakın. Deri yavaşça eski durumuna geldi ise elastikiyeti iyi sayılır, deri hemen eski durumuna geldi ise elastikiyeti çok iyi ve deri bir müddet sonra eski durumuna geldi ise cildiniz çok gevşek demektir. Bu durumun yaşla da ilgisi vardır. Yaşınız 35’in altında ve testte cildiniz yavaş yavaş eski haline geliyorsa hemen önlem almanız lazım, çünkü cilt elastikiyetini kaybetmek üzere görünüyor demektir. Şimdi kısaca tekrarlamak gerekirse yağlı ciltlerin görünümü koyu renkte ve daima parlak görünür, cilt kalın ve kabadır, gözenekler açıktır, çoğu zaman siyah nokta ve sivilceler oluşur, akne olayına sıkça rastlanır. Kuru cildin dokusu genellikle düzgündür, ama hep gergin durur, özellikle banyo sonrası pul pul olur ve kızarma, yanma hissi vardır, genç yaşlarda bile kırışmalar oluşabilir. Karma cilt yağlı ile kuru arasında kalan bir cilttir. Alın, burun ve çene bölgesi yağlıdır. Yanaklar ve göz çevresi kurudur. Dengeli normal cilt, bu tür ciltte yağ, nem, asit oranı dengelidir. Bu az bulunan cildin dokusu düzgündür, gözenekler hiç belli olmaz, pürüzsüzdür. |
| | |
| | #13 (permalink) |
| • Eski Emektar ![]() Giriş: Nov 2006 Yaş: 31 Mesaj: 4,731
Rep Gücü: 9907 Rep Puanı: 5149 Seviye: Ettiği Teşekkür: 0
8 Mesajına 9 Teşekkür Aldı
| CİLT BAKIMINDA DOĞRULAR VE YANLIŞLAR Günümüz kadını için cilt bakımı vazgeçilmezler arasında yer alıyor. Ancak iş, öyle arkadaş tavsiyesiyle, etraftan duyduklarınızla olmuyor. İyisi mi siz yazımızı okuyup, bilgilerin doğrularını öğrenin. Vücuttaki en büyük organ cilt ve özellikle de kadınlar cilt bakımıyla son derece ilgili. Ancak bu konuda nelerin yapılması ve nelerin yapılmaması gerektiğine dair o kadar çok söylenti var ki, durumu açıklığa kavuşturalım istedik. Çoğu kadın, nasıl bir cilt bakımı uygulayacağı konusunda oldukça mantıklı fikirler öne sürse de, iş uygulamaya gelince, yapılanlar söylenenlerden farklı olabiliyor. Yüzümü suyla yıkıyorum. Bu nedenle de toniğe ihtiyacım yok. Yüzünüzü suyla yıkamanızda hiçbir problem yok. Hatta cildinizi bir sütle temizledikten sonra, yüzünüze bir su çarpmanızda da sakınca yok. Sorun, cildinizin yaklaşık 5.5 seviyesinde pH seviyesine sahip olması. Oysa bu oran suda, oturduğunuz bölgeye ve kullandığınız suyun sertliğine göre, 9.5 e kadar çıkabiliyor. Tonik ise, cildinizin asit seviyesini normale döndürüp, dengeyi sağladığından, su kullanarak bu dengeyi tekrar bozmuş oluyorsunuz. Piyasada satılan tonikleri daha dikkatli inceleyip kendinize uygun bir tanesini seçebilirsiniz. Gece kremim, gündüz kremimden daha yoğun olmalı. Bu kişisel seçeneğe bağlıdır. Bazı kadınlar gece kullandıkları ürünün, günlük olarak kullandıklarından daha ağır olmasını isterler ama aslında daha yoğun bir kreme ihtiyaç yoktur. Belki gündüz kullandığınız kremden daha farklı özelliğe sahip bir ürünü tercih edebilirsiniz, mesela sıkılaştırıcı, ya da yaşlanmayı geciktirici ürünler gibi. Ama bunları da hafif ürünlerden seçebilirsiniz. Hem böylece sanki yastığınız yüzünüze yapışacakmış gibi bir kalıt da bırakmaz. Gündüz ve gece ürünlerim farklı olmalı. Bu yanlış bir bilgidir. Eğer cilt probleminiz yoksa, tek yapmanız gereken bunu korumak için cilt bakımı yapmanız. Kullandığınız ürünleri de günde iki kez kullanabilirsiniz. Bazıları SPF içeren ürünleri gece kullanmak istemez ama aslında bunda problem yoktur. Diğer seçenek de SPF içermeyen bir nemlendirici kullanmak ve gündüzleri de güneşten koruyan bir ürünü de bunun üzerine sürmektir. Ama amaç az üründe çok iş başarmak, işinizi kolaylaştırmaksa, ikinci seçenek size fazla yardımcı olmayacaktır. Gece cildime bir şey sürmezsem, cildim nefes alabilir. Bu düşünce ağır gece kremi kullanmakla ilgi rivayete dayanır. Bazı cilt bakım uzmanlarına göre, gece cildinizi temizledikten sonra, başka bir ürün sürmezseniz, cildiniz kendi dengesini bulur. Bu noktada kendinizin nasıl hissettiği önemlidir. Cildinizi temizledikten sonra, yüzünüze bir şey sürmeniz gerektiğini hissediyorsanız, sürün. Aksi takdirde sürmeseniz de olur. Ancak şunu da unutmamak gerek ki, geceleri cildin kendini yenilemesi için uygun bir zamandır. Bu zamandan faydalanmak iyi olabilir. Temizleyicim, göz makyajı temizlemekte de kullanılıyor. Bu nedenle ayrı bir ürün kullanmıyorum. Eğer çok az makyaj yapıyor, ya da kullandığınız temizleyicinin makyajınızı nazikçe ve tamamen temizlediğini düşünüyorsanız, o zaman sorun yok. Bazı ürünlerin formülü, ayrıca bir göz makyajı temizleyicisi kullanımına gerek bırakmayacak şekilde hazırlanmıştır. Ama gözlerinizi tam anlamıyla temizlemek için onları iyice ovalamanız gerekiyorsa, o zaman ikinci bir ürüne ihtiyacınız var. Cilt esnek olduğunda, onu çekiştirip durduğunuzda, erken kırışıklıklara sebebiyet vermiş olursunuz. Su, cildimi kurutuyor. Cilt tipiniz ne olursa olsun, su aslında cilt için iyidir. Kaçınmanız gerekense, suyun cildinizde doğal olarak kurumasıdır. Bu olduğunda, su buharlaşır ve cildinizde bulunan doğal suyu da beraberinde ***ürür. Bu da cildinizin gerilmesine sebep olur. Yüzünüzü yıkayıp, kurular, uygun toniği kullanırsanız, sorun kalmaz. Çok her zaman iyidir. Cilt, bir üründen sadece belli miktarları kabul eder ve bunun fazlası buharlaşıp heba olur. Ürünün tamamı cilde nüfuz etse, gerekenden fazlasının gidebileceği bir yer yoktur. Bu da, gözeneklerin tıkanmasına ve birikimlere sebep olur. Bu nedenle ürünü az sürün. Fazlasına ihtiyacınız varsa ekleyebilirsiniz. Göz kremi göz bölgesinin tamamına sürülmelidir. Hiç de iyi bir fikir sayılmaz. Göz kremi, yüz kreminden çok farklıdır. Cildin içine nüfuz etmez, yüzeye yayılır. Sürdüğünğüz miktar, bir pirinç tanesinden fazla olmamalıdır. Üstelik de bu miktar, iki göz için birden kullanılan miktardır. Gündüz, sadece göz altına sürüp, gece de tüm göz çevresine sürün. Bunun nedeni, gün içerisinde göz kremini tüm göz çevresine uygulamak, farınızın yayılmasına ve ince bir çizgi halinde iz bırakmasına sebep olur. Eğer göz makyajı yapmadıysanız, o zaman tüm göz çevresine günde iki kez uygulayabilirsiniz. Ancak kullandığınız ürüne dikkat edin. Eğer tüm göz bölgesi için üretilmemiş ve test edilmemişse, şiş gözlerle uyanabilirsiniz. Vazelin ve bebek yağı harika makyaj temizleyicilerdir. Gerçek şu ki, oldukça etkilidirler ama onları kullanmak hiç de iyi bir fikir değildir. Petrol bazlı olduklarından suyla parçalanmazlar. Bu nedenle de göz üzerinde tabaka bırakırlar. Bu da göz makyajızın akmasına sebep olur. Bunun yerine yağlı bir göz makyaj temizleyicisi kullanın. Bunlar suyla çözüldüklerinden bu tür problemlere sebeiyet vermezler. Vazelin ve bebek yağı harika nemlendiricilerdir. Cevap gene hayır. Bu ürünler tuzak gibidir. Eğer cildiniz kurumaya meğilliyse, denize/havuza girmeden önce vazelin sürebilirsiniz, bu anlamda iyi bir bariyer görevi görür. Vazelin sizi sert rüzgarlardan ve soğuktan da korur ama kesinlikle nemlendiricinin üzerine sürülmelidir. Bebek yağı, bebeklerin nemli cildine sürülüp, bu nemi sabitlemek için üretilmiştir. Vazelin ya da bebek yağını nemlendirici yerine kullanırsanız, cildi bloke eder. Bunun sonucunda da cilt kendi lipitlerini ve nemini üretemez hale gelir. |
| | |
| | #14 (permalink) |
| • Eski Emektar ![]() Giriş: Nov 2006 Yaş: 31 Mesaj: 4,731
Rep Gücü: 9907 Rep Puanı: 5149 Seviye: Ettiği Teşekkür: 0
8 Mesajına 9 Teşekkür Aldı
| CİLT BAKIMININ SIRLARI Soğuk kış günlerinde yıpranan cildini doğru bakım yöntemleri ile koruyabilirsin. Birkaç basit uygulama ile sen de güzel ve canlı bir cilde sahip olabilirsin. Kuru Cilt • İnce gözenekli • Yanak kısımları pul pul ve kırmızı renkli • Hassas • Özellikle ağız ve göz çevresinde kırışıklıklar Neler Yapabilirsin? • Geceleri yüzün için yumuşak, sabun içermeyen likit temizleyiciler ya da süper yağlı temizleme sabunları kullanabilirsin. Sabahları yüzüne sadece sıcak su çarpmalısın. • Gliserin ile formüle edilmiş nemlendiricileri seçebilirsin, bunlar nem kaybını geciktirir, daha fazla kurumayı önler. • Yüzünü ve vücudunu hala nemli iken nemlendirici kullanmalısın. • Yağ bazlı fondöten ve krem allık kullanmalısın. İçerdikleri yağ, çizgi ve kırışıklıkları yumuşatmaya yardımcı olacaktır. • Her gün SPF 15 faktörlü bir koruyucuyu yüzüne ve boynuna uygulayabilirsin. Neler Yapmamalısın? • Yüzünü asla sert bir sabunla yıkamamalısın. • Pütürlü temizleme ürünlerinden ve peelinglerden uzak durmalısın. YAĞLI CİLT • Büyük gözenekler • Parlama (özellikle T-bölgesi) • Saf olmayan bir cilt eğilimi Neler Yapmalısın? • Yüzünü günde iki kez yağlı ciltler için formüle edilmiş yumuşak bir likit temizleyici ile temizlemelisin. • Eğer ihtiyaç duyuyorsan yağ içermeyen bir nemlendirici kullanabilirsin. • Yağı, pırıltıyı ve sivilceleri önlemek için yağsız ya da yağı kurutan fondöten, pudra ve toz allık kullanabilirsin. • 15 SPF koruma faktörlü bir koruyucuyu ara sıra uygulayabilirsin. Neler Yapmamalısın? • Yüzünü fazla ovalayıp fırçalamamalısın. Çünkü yağ cildin koruyucu bariyeridir. • Cildini günde iki kereden fazla temizlememelisin. • İhtiyacın yoksa nemlendirici kullanmamalısın. • Yağı yok etmek için yüzünü pudralamamalısın. Bu cildinin tebeşir gibi görünmesine yol açar. KARMA CİLT • Yanak bölgesi kuru • T-bölgesi yağlı Neler Yapmalısın? • Karma ciltler için formüle edilmiş temizleyiciler seçebilirsin. • Nemlendiriciyi sadece ihtiyaç duyulan bölgelere uygulamalısın, T bölgesine kullanmak sivilcelere neden olabilir. • Yağsız formüle edilmiş SPF 15 koruma faktörlü bir ürün seçebilirsin. • Su bazlı ya da yağsız fondöten kullanmalısın. Neler Yapmamalısın? • Yüzünün değişik yerleri için farklı temizleyiciler kullanmamalısın. Zaman ve para kaybıdır bu. • Bakım ve temizleyizi ürünler seçerken mutlaka bir uzmana başvurmalısın! |
| | |
| | #15 (permalink) |
| • Eski Emektar ![]() Giriş: Nov 2006 Yaş: 31 Mesaj: 4,731
Rep Gücü: 9907 Rep Puanı: 5149 Seviye: Ettiği Teşekkür: 0
8 Mesajına 9 Teşekkür Aldı
| DAHA DİK GÖĞÜSLER İÇİN Uzmanlara göre, ameliyat olmadan da kesinlikle dümdüz bir karna ve harika göğüslere sahip olmak artık mümkün. Her kadın diri ve güzel göğüslere sahip olmak ister. Uyku şekli, göğüslerin formunu yıllar içinde değiştirir. İp atlama ve koşma göğüslerin sarkmasına neden olur. Doğal ürünler ve düzgün beslenmeyle diri ve biçimli göğüslere sahip olabilirsiniz. Eczanelerde reçetesiz olarak satılan göğüs büyütücü bitkisel tabletlerin içinde şevket otu, karahindi bağı, melek otu, beş parmak otu gibi bitkiler bulunuyor. Bilimadamları, bu otların yenerek tüketilmesinin de olumlu sonuç verebileceğini söylüyor. Uzmanlar, daha diri göğüslere sahip olmak isteyenlerin tüketmeleri gereken besinleri ise şöyle sıralıyor: "Sarımsak ve fesleğen gibi lezzet vericiler; soya gibi kuru baklagiller; buğday ve pirinç gibi tahıllar; bezelye, havuç ve patates gibi sebzeler; hurma, nar, vişne ve elma gibi meyveler. İçecek olarak kahve." İşte neştersiz güzelliğin sırları: Günde 2 kere, öğünler arasında 1 bardak ananas suyu için. Ananasın içerdiği maddeler dokuları gerginleştirir. Sabahları kahvaltıdan önce bir çorba kaşığı bitkisel yağ, hücreleri zararlı maddelerden ve serbest radikallerden korur, sizi gençleştirir. Ayrıca her gün düzenli olarak yapılan soğuk duş ya da buz masajı bağ dokusunu güçlendirir. Göğüslerin kesinlikle formda kalmasını sağlar. Soyulmuş elma ise dekolteye tat katar. Meyve asitleri ve C vitamini kolajen üretimini harekete geçirir ve küçük kirleri temizler. Elmayı dilimleyin, dekoltenize yerleştirin. 20 dakika bekletin, soğuk suyla durulayın. Masaj, bağ dokusunu güçlendirir. Ellerinize aromatik vücut yağı sürün. Sağ elinizle sol göğsünüzü, sol elinizle de diğer göğsünüzü ovarak masaj yapın. Ayrıca, duruş çok etkilidir. Sahip olduklarınızı göstermekten kaçınmayın. Karın içeri, göğüs dışarı kuralına uyun. Omuzlarınızın vücudunuza göre orantılı olmasını istiyorsanız, her gün 1 kase yoğurt yiyin. |
| | |
| | #16 (permalink) |
| • Eski Emektar ![]() Giriş: Nov 2006 Yaş: 31 Mesaj: 4,731
Rep Gücü: 9907 Rep Puanı: 5149 Seviye: Ettiği Teşekkür: 0
8 Mesajına 9 Teşekkür Aldı
| DUDAK BAKIMI Dudaklarınızın güzel görünmesini istiyorsanız herşeyden önce kurumuş ve çatlamış olmamalarını sağlamalısınız. Unutmayın bakımlı dudaklar güzelliğinizin önmeli bir tamamlayıcısıdır. Bunun için yanınızda taşıyacağınız bir çatlak kremini (lipstick) gerektiğinde sürmeniz yeterli olacaktır. Makyaja başladığınızda dudaklarınız çatlak olmamalı çünkü bunu bir anda gideremezsiniz. Ayrıca özellikle kışın, ruj seçiminizi dudak koruyuculu olanlardan yapmalisiniz. Ruj sürmeye başlamadan önce ne kadar hafif makyaj yapıyor olsanız da dudak kalemi kullanmalısınız. Doğru sürülen bir dudak kalemi makyajın naturelliğinden hiç birşey eksiltmez. Önemli olan rengini doğru seçmek, süreceğiniz rujdan biraz daha koyu bir dudak kalemi kullanmalısınız. Dudaklarınız inceyse kalemi dudağın biraz dışından çekebilirsiniz ancak bunu abartmayın. Keskin ve koyu renkte çekilmesi dudaklarızın doğallığını bozacaktır, günlük makyajda bundan kaçının. Dudak kaleminizi rujun üstünden de sürebilirsiniz, bu iki rengin daha iyi kaynaşmasını ve çizginin yumuşamasını sağlar. Makyaj uzmanları genelde rujun fırça ile sürülmesini tavsiye eder ama bunu özellikle günlük makyajınızda yapmasanız da olur. Ruju sürerken dudak kalemininde hafifçe üstünden geçmelisiniz, sürdükten sonra dudaklarınızı biririne yapıştırıp biraz hareket ettirirseniz de olur. Rujun fazlasını da bir parça mendille alırsanız daha pürüzsüz görünürler. Sürdüğünüz rujun kalıcı olmasını istiyorsanız pek kolay çıkmayan ever-lasting rujlardan kullanabilir yada dudaklarınızın kuruma problemi yoksa rujdan önce biraz pudra sürebilirsiniz. Rujun rengine gelince, modadan once kendinize, yaptığınız makyaja ve gideceğiniz yere uygun olmasına dikkat edin. Mesela kahverengi tonlarında far kullanmışsanız kırmızı yada pembe değil yine kahverengi tonlarında bir ruj kullanın. Gündüz, fazla iddialı renklerden kaçının, dudak renginizden biraz daha koyu yada biraz daha açık, -ruj sürdüm- diye bağırmayan doğal renkleri tercih edin. |
| | |
| | #17 (permalink) |
| • Eski Emektar ![]() Giriş: Nov 2006 Yaş: 31 Mesaj: 4,731
Rep Gücü: 9907 Rep Puanı: 5149 Seviye: Ettiği Teşekkür: 0
8 Mesajına 9 Teşekkür Aldı
| ELLERİNİZİN GÜZELLİĞİ İÇİN Güzel ve bakımlı ellere sahip olmak için bir takım tedbirler almak gerekiyor. Özellikle ev işleriyle uğraşan kadınların elleri, temizlik esnasında destek ürünler kullanılmadığı takdirde daha fazla tahriş oluyor. Ellere zarar veren faktörlerin başında, fazla sıcak veya fazla soğuk su, deterjanlar, evde kullanılan temizlik ürünleri, güneş, soğuk, yağmur, deniz ve toprak geliyor. Özellikle suyla yapılacak işlerde lastik, diğer ev ve bahçe işlerinde ise pamuklu eldivenler kullanılması ellerin zarar görmesini azaltıyor. Vücudun ağır işçisi olan ellerin kendisini yenilebilmesi için güzellik salonlarında uygulanan el banyoları ve kompreslerin dışında evde uygulanabilecek basit ama etkili öneriler de bulunuyor. Bu önerilerden bazıları şunlar: Ellerinizi ıslattıktan sonra iyice kurulayın, el kremi ya da losyon sürün. Ellerinizi günde iki, üç kere yumuşak sabunla yıkayıp bol suyla durulayın. Günde bir kere parmaklarınızı ve tırnaklarınızı fırçalayın. Sert olmayan bir ponza taşı da elleriniz için yararlıdır. Sert derileri alarak lekeleri çıkarır. Haftada bir kere ellere çok yağlı kremle masaj yapın. Her parmağın ucundan başla***** dibine kadar iyice sıvazlayın. Avuç ve el üstüne masaj yapmayı unutmayın. Bunun için en uygun zaman gece yatmadan öncedir. Arada bir ellerinize kalın bir tabaka krem veya vazelin sürdükten sonra pamuklu eldiven takıp yatın. Uyumakta biraz zorlanabilirsiniz. Ama sabah kalktığınızda elleriniz çok bakımlı olacaktır. El üstlerine sürülecek parafin tabakası gözenekleri açmak için çok yararlıdır. Ayrıca limon da eller için yararlıdır. Elin rengine iyi gelir. Ellerin yaşlanması ve yıpranmasını geciktirebilecek öneriler ise şöyle: 1. Esmer lekeler: Bunlara yaşlılık lekeleri denir. Ellerde kahverengimsi lekeler oluşur. Bu lekelerin çıkmasını geciktirmek, hatta önlemek mümkündür. Bunun için filtreli güneş ilacı kullanabilirsiniz. Eldeki benekler için de pigmen renklerini açan bir krem yararlı olur. En kötü ihtimalde suda çıkmayan fondötenle kapatabilirsiniz. Bu yöntem aynı zamanda damarların gözükmesini engeller. 2. Soğuk kabarcıkları: Parmakların yeteri kadar hareket etmemesi, soğuk ve nemden yeterince korunmaması sonucu oluşur. En iyi yol, egzersiz yapmaktır. Çünkü bu egzersizler kan dolaşımını hızlandırır. 3. Sert deri ve çatlaklar: Bunlara soğuk hava, elleri fazla zorlayan işler yol açar. Çatlaklara kir dolabilir. Bu kirleri limonla çıkarabilirsiniz. Sonra da bir parça pamuk yardımıyla zeytinyağı sürün. Bir süre bekledikten sonra ellerinizi sabunlu suyla yıkayıp iyice durulayın. Tabii ki sonra krem sürmeyi unutmayın. Bunun her gün yaparsanız elleriniz düzelir. Sık sık kullandığımız ellerimizin daha güzel ve sağlıklı görünmesi için egzersizlere de başvurmamız gereken yöntemlerin başında geliyor. Genç yaşlardan itibaren yapılabilecek hareketler ise şunlar: 1. Yumruk açma: Yumruğunuzu iyice sıkın. Sonra parmaklarınızı öne doğru mümkün olduğunca açın. İki eli de aynı zamanda yapın. Bu hareketi en az 6 kere yapmalısınız. 2. Parmak ayırma: Ellerinizi avuçlarınızın yere bakacağı şekilde tam önünüze koyun. Parmaklar birbirlerine sıkıca yapışmış olsun. Sonra parmaklarınızı açabildiğiniz kadar açın. |
| | |
| | #18 (permalink) |
| • Eski Emektar ![]() Giriş: Nov 2006 Yaş: 31 Mesaj: 4,731
Rep Gücü: 9907 Rep Puanı: 5149 Seviye: Ettiği Teşekkür: 0
8 Mesajına 9 Teşekkür Aldı
| GECE MAKYAJININ PUF NOKTALARI Geceleri şık davetlere katılırken ya da eğlenceli bir akşam için hazırlanırken makyajınıza gündüz yaptığınızdan daha çok dikkat etmeniz gerekiyor. Çünkü ışık ve kıyafet farklılığından dolayı, gece makyajında kullanılan renk ve ürünlerin de farklı olması şart. Gece makyajı yaparken olgun bir kadının kibar ve sade bir makyajla yılların izlerini uygun bir şekilde gizleyebilmesi önemli. Gölge olarak kullanılan far, göz kenarından yukarı doğru çekilmeli. Böylece göz kenarındaki ince çizgiler gizlenmiş olur. Düşmüş göz kapakları ise gerginleştirilir. Allığı, elmacık kemiğinin üst kısmına uygulamak daha doğru olur. Fondöten kullanılıyor ise, çizgilerin yoğun olduğu kısımlara sürmemek en iyisi. Çünkü çizgilerin içine temas eden fondöten, hatları belginleştirir. Pigment lekeleri içinse kapatıcı uygulamalıyız. Ciltlere göre renkler Sarışınlar için kahve tonları, gri, elektrik mavisi renkleri; kızıllar için kahverengi, oranj, kiremit; esmerler için canlı yeşiller, buz mavisi ve kızıl kahveler önerilir. Esmer tenlerde ten renginin bir ton açığı fondöten kullanmak gerekli. Çok beyaz tenlerde ise tenin bir ton koyusu uygundur. Kırmızı yüzlüyseniz beş ağırlıklı fondöten tercih etmelisiniz. Kara sarı olanlarda pembe ağırlıklı fondöten kullanılır. Kuru citlerde ise yoğun yağ ihtiva eden kozmetik ürünleri ile cilde nem ve parlaklık verilir. Normal ciltlerde gözenekler ufak ve kapalı olduğu için yağ oranı düşük kozmetik ürünleri kullanılmalı. Yağlı ve hassas ciltlerin bakımı zor olduğu için makyaj titiz bir ortamda yapılmalı. Makyajda, zemin fazla yağlı olmayacak şekilde dengelenmeli. Parlak renkler kullanın Gece makyajında dikkat edilecek bir diğer nokta ise suni ışığın renkleri solgunlaştırması. Bunun için parlak renkler kullanmak ve ışıltılı bir makyaj yapmak gerekli. Bu senenin gece makyajı renklerini genellersek, yaldızlı olmak şartıyla eflatun, mor, turuncu olarak söylenebilir. Koyu renkler kullanmaktan ise, gece makyajı yaparken mutlaka kaçınmalı. |
| | |
| | #19 (permalink) |
| • Eski Emektar ![]() Giriş: Nov 2006 Yaş: 31 Mesaj: 4,731
Rep Gücü: 9907 Rep Puanı: 5149 Seviye: Ettiği Teşekkür: 0
8 Mesajına 9 Teşekkür Aldı
| GOZ MAKYAJI Gözlerimiz ve onlardan yansıyan bakışlarımız tüm kimliğimize anlam katar. Onların dikkat çekmelerini ve etrafa güzel bakmalarını sağlamak sizin elinizde. İşte güzel bir makyajın ince noktaları, gözlere canlılık kazandıran egzersiz ve bakımlar... Günlük Bakım Göz çevresi için özel bir krem kullanmak gerçekten şart mı? Hiç şüphesiz evet! Vücudumuzun en hassas bölgesi olan gözlerimizde kullanacağımız ürünlerin de, bu duyarlılığa uygun, özel üretilmiş ürünler olmaları şart. Göz çevresi derisi, yüzün diğer kısımlarından 7 kat daha ince. Bu nedenle bakımını, onu tahriş etmeyecek kadar hafif dokunuşlarla yapmak gerekli. En doğu seçim, yağlı olmayan, hafif jel ve solüsyonlar kullanmak. Diğer yandan, göz çevresi, diğer bölgelere oranla, kullanılan ürünlere karşı çok daha duyarlı. Bu duyarlılıkları nedeniyle, formülleri göze özel üretilmiş, tahriş etmeyen ve alerjik olmayan kremleri kullanmalısınız. Ancak bu şekilde, hiçbir yan etkiye maruz kalmadan istediğiniz sonucu elde edebilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken bir diğer nokta da, kullandığınız ürünlerin Ph değerinin göz yaşlarının Ph değerinden daha düşük olması. Göz için üretilen özel ürünlerin, en büyük özellikleri, gözenekleri derinlemesine temizleyip, sıkılaştırarak gerginleştirici etki yapmaları. Bu ürünler aynı zamanda göz çevrelerinizi, zararlı güneş ışınlarına karşı da koruyacaktır. Gözleri rahatlatan küçük egzersizler İçinde yaşadığımız dünyada, gözlerimiz stres kaynakları, yapay ışıklar, bilgisayar, televizyon gibi birçok etkene maruz kalır. Bunların kötü etkileri ile mücadele etmek için ve gözlerinizi dinlendirmek için yapabileceğiniz küçük egzersizler var. İki elinizin avuç içleri ile gözlerinizi kapatın ama avuçların gözlerinize değmemesine özen gösterin. Gözkapaklarınızı kapalı olarak, karanlıkta bir süre tutun. Isı ve karanlık gözlerin dinlenmesini sağlayacaktır. Özellikle bürolarda, bilgisayar başında çalışanlar, gözleri yoruldukça bu egzersizi sık sık yapılabilir. HEMEN FARKEDİLEN ALIMLI GÖZLERGÖZ MAKYAJI İÇİN İPUÇLARI Gözler çok hassas bölgeler oldukları için, makyaj yaparken ilk dikkat etmeniz gereken, kullandığınız malzemelerin kaliteli olması. Daha sonra renklerin uyumuna çok dikkat etmelisiniz. İyi bir makyaj, gözlerinizin güzelliğini birkaç kat daha vurgulayacaktır. Kaşlar Gözlere anlam kazandıran, onlara kişilik veren kaşlardır. Onlara düzgün bir şekil vererek, hafifçe fırçala***** ve küçük kalem darbeleri ile kalınlaştırarak, gözlerinizin genç görünmesini sağlayabilirsiniz. Kaşlarınıza şekil verirken, asıl dikkat etmeniz gereken, kaşlarınıza doğru açı vermek. Kaşlarınızın doğru yerde başlayıp, doğru yerde bitmesini sağlamak için, ince bir kalem alın. Önce bunu göz pınarlarınızdan yukarı doğru uzatın. Kalemin dış tarafından kalan fazlalıkları alın. Gözlerinizin dış tarafını da aynı yöntemle şekillendirin. Kaşların güzel görünmeleri için, her zaman yukarı doğru olmaları gerekir. Asla gözlerinizin üzerine inen bir kaş hattınız olmamalı. Böyle bir açı sizi daha yaşlı gösterecektir. Farlar Far rengi olarak asla gözleriniz ile aynı rengi seçmeyin. Bu yapabileceğiniz en büyük hata olur. Koyu renk gözlüler, mavileri, canlı yeşilleri, sarı ve altın tonlarını, bej ve tonlarını tercih ederken; yeşil gözlüler ise, rozeleri, fuşyaları, lilaları, mavi ve kahverengileri seçmeli; asla yeşil tonlarını kullanmamalılar. Mavi gözlüler ise, yeşil ve mavilerden kaçınmalı, bunun yerine kahverengi, kızıl, gri tonlarına yönelmeliler. İyi bir etki sağlamak için, tek bir renk yerine iki ve hatta üç rengi karıştırmak daha başarılı sonuç verir. Bir açık, bir koyu, bir de orta renkle çok alımlı gözlere sahip olabilirsiniz. Eğer hangi renkleri karıştırabileceğinizi bilmiyorsanız, sakın endişelenmeyin. Bugün, bütün büyük kozmetik firmaları, birbiri ile kullanılabilecek renkleri aynı kutu içerisinde bir araya getirerek satıyorlar. Kalem çekme teknikleri Kalem, gözün kontürlerini takip ederek sürülür. Çizginin gözün dışına doğru kalınlaştırıması gözlerinizi ve bakışlarınızı daha çok vurgulamaya yarar. Ayrıca kalem yardımı ile, gözünüzün şekli üzerinde oynama şansınız da var. Örneğin, yuvarlak gözleri olanlar, kalemi çok ince olarak çekmeli ve uçlarını yatay olarak bir parça uzatmalıdırlar. Kirpiklerin altına kalem sürmek, gözün daha küçük görünmesine yol açar. Eğer gözleriniz birbirlerine çok yakınsa, kalem hattını iyice dışarı doğru çekmelisiniz. Ancak gözleriniz birbirinden çok ayrı ise, çizgilerin çok kısa olması ve gözün dış sınırında hemen bitmesi gerekir. Çok küçük gözleri daha büyük göstermek için, kalemi gözkapağının hemen üstünden kalın bir hat olarak çekmelisiniz. Büyük gözlerde ise kalemi ince bir hat şeklinde çekmek çok daha iyi sonuç verecektir. Badem gözlüler ise kesinlikle gözlerinin bu şeklini gizlememeli; aksine, bu güzel şekli vurgulamak için, kalemi yukarı doğru çekmeliler. Maskara nasıl sürülmeli? Maskara sürdükten sonra kirpiklerinizde top top birikintilerin olmaması için fırçadaki fazlalıkları, tüpün kenarında temizlemelisiniz. Üst kirpiklere sürerken önce, üstten ince bir kat geçip, daha sonra alttan yukarı doğur kıvırmalısınız. Fırçayı, tekrardan tübe batırmadan, alt kirpiklerinizin üzerinde de hafifçe gezdirin, çünkü alt kirpik makyajının çok hafif olması gerekir. Kirpiklerin kalın görünmesi için, önce ilk katın kurumasını bekleyin, ikinci katı daha sonra sürün. |
| | |
| | #20 (permalink) |
| • Eski Emektar ![]() Giriş: Nov 2006 Yaş: 31 Mesaj: 4,731
Rep Gücü: 9907 Rep Puanı: 5149 Seviye: Ettiği Teşekkür: 0
8 Mesajına 9 Teşekkür Aldı
| GÖĞÜS BÜYÜTME AMELİYATLARI Göğüsler, meme dokusu altına yerleştirilen ve genellikle silikon yapısında olan meme protezi ile büyütülebilmektedir. Meme büyütme ameliyatı için başvuran hastalar genellikle ulaşmak istedikleri meme büyüklüğünü tarif etmede güçlük çekerler. Sıklıkla, istedikleri sütyen numarasını söylerler (85, 90 gibi). Ancak çeşitli sütyen markaları, farklı büyüklükte olabilir. Bu nedenle ameliyat öncesinde hastanın beklentisinin çok iyi saptanması, bunun yanında olabilecek farklı büyüklükler ve sebepleri (örneğin küçük yaşlardan beri çok küçük olan göğüslerin çok fazla büyütülmesi bir ameliyatta mümkün olmayabilir çünkü derinin belirli bir oranda esneme kabiliyeti vardır, bu toleransın çok zorlanması, komplikasyona- dikiş açılması, kapsül kontraktürü gibi- yol açabilir). Hastalar ameliyat öncesi aspirin almamalı, vücudun herhangi bir yerinde enfeksiyon olmamalıdır. Kırk yaşın üzerindeki hastalarda özellikle ailede meme kanseri hikayesi varsa ameliyattan önce mamografik inceleme yapılmalıdır. Meme büyütme amacı ile günümüze kadar parafin, lastik, sünger gibi çok çeşitli yabancı maddeler yanında, hastanın kendi dokuları da kullanılmıştır. Yabancı maddelerin büyük kısmında reaksiyon olusumu ve atılım görülmüş, vücut dokularında ise zamanla erime ve küçülme ortaya çıkmıştır. İlk defa 1963 te silikon protezlerin kullanımıyla, bu alanda yeni bir çığır açılmıştır. Günümüze kadar silikon protezlerde çok önemli gelişmeler sağlanmış ve daha uzun süre dayanan ve çok daha az rahatsızlıklara neden olan protezler üretilmiştir. Ameliyata karar verildikten sonra, hasta ile ayrıntılı bir görüşme yapılıp hastanın beklentileri belirlenir. Ameliyatın riskleri anlatılır. Aspirin alımı ameliyattan 10 gün önce kesilmelidir. Ayrıca yine sigara içiliyorsa, 10 gün önce kesilmelidir. Meme protezinin, kansere neden olmadığı birçok yabancı bilimsel araştırmalarla saptanmıştır. Bu araştırmalarda, 20-30 yıl gibi uzun süreler takip edilen hastalar incelenmiş ve meme protezi konulan hastalarda normal kadınlara göre meme kanseri oluşma oranı farklı çıkmamış hatta biraz daha düşük olduğu belirlenmiştir. Meme protezinin yerleştirileceği cebin açılması için üç değişik ulaşım yolu vardır. Bunlar: meme başı etrafı, meme altı ve koltuk altıdır. Teknik olarak en basit olanı meme altı kesisidir. Ancak bu metodun olumsuz tarafı, diğerlerine göre daha çok belirgin görülebilen bir iz bırakmasıdır. Ancak izin fazla belirgin olması halinde ikinci bir ameliyat ile aza |